Buradasınız : Anasayfa > İcra İflas Davaları > Tasarrufun İptali Davaları

Tasarrufun İptali Davaları

Tasarrufun İptali Davaları  

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/2594

K. 2008/3948

T. 14.7.2008

• TASARRUFUN İPTALİ DAVASI ( Açılabilmesi İçin Bir İcra Takibi Bulunması ve Borçlu Hakkında Alınmış Kesin veya Geçici Aciz Vesikası Olması Gerektiği )

• DAVANIN ÖN KOŞULU ( Tasarrufun İptali Davasının Açılabilmesi İçin Bir İcra Takibi Bulunması ve Borçlu Hakkında Alınmış Kesin veya Geçici Aciz Vesikası Olması Gerektiği )

• BORÇLUNUN MAL BEYANI ( Haczi Kabil Malının Olmadığını Beyan Etmesi Karşısında Tasarrufun İptali Davası İçin Gerekli Koşulun Oluştuğu )

• HACZİ KABİL MALIN OLMAMASI ( Borçlunun Mal Beyanında Haczi Kabil Malının Olmadığını Beyan Etmesi Karşısında Tasarrufun İptali Davası İçin Gerekli Koşulun Oluştuğu )

 ÖZET: Tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için; bir icra takibi bulunmalı ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz vesikası olmalıdır. Bu hususlar davanın dinlemesi için ön koşuldur.

Borçlunun mal beyanında haczi kabil malının olmadığını beyan etmesi karşısında tasarrufun iptali davası için gerekli koşulun oluştuğu kabul edilmelidir.

DAVA: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalı borçlu İlyas`ın boşanma davası sonucu hüküm altına alınan tazminat borcunun tahsilini karşılıksız bırakmak amacıyla İstanbul G. H. Ç. mevkii 215 ada 2 parselde 3. kat 11 nolu bağımsız bölümün 1/ 2 hissesini 14.08.2000 tarihinde kardeşi davalı Hanife`ye sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.

Davalı İlyas, davacı ile ortak olduğu şirketin borçları nedeniyle davalı Hanife`den para aldığını, ödeyemeyince borçlarına mahsuben dava konusu taşınmazı kardeşi Hanife`ye devrettiğini, tasarrufun boşanma davasından önce yapıldığını, aciz belgesi sunulmadığını davanın iki yıllık süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Hanifi vekili, aciz belgesi sunulmadığını davanın İİK’in 278. maddesinde öngörülen süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3659 esas sayılı takip dosyasında borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, takibin kesinleştirilmediği ve aciz vesikasının ibraz edilmediği anlaşılmış olmakla davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK`in 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için davadan önce başlatılmış bir icra takibinin varlığı bu takibin ( davadan önce veya dava sırasında ) kesinleşmesi ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin varlığı gerekli olup bu hususlar davanın dinlenmesi için ön koşuldur.

Somut olayda davacı, davalı borçlu aleyhine boşanma davası sonucu hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat alacağı için Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3659 esas sayılı dosyasıyla; icra takibi yapmış; 2002/3659 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer`ileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptalini istemiştir. Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3569 esas sayılı takip dosyası kapsamından 12.08.2002 tarihli icra emrinin ve yenileme talebinin davalı borçluya 24.09.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı borçlunun 25.09.2007 tarihinde mal beyan dilekçesi verdiği anlaşılmaktadır. Mal beyanında hacizi kabil malmında bulunmadığını bildirdiği görülmüştür. Bu durumda borçlu davalı hakkındaki icra takibinin kesinleştiğinin kabulü gerekir.

Mahkemece tarafların delilleri toplanarak İIK`in 277 ve müteakip maddeleri gereğince yasa hükümleri gözönünde bulundurulmalı toplanacak deliller sonucuna göre hüküm verilmelidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine, 14.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.