Buradasınız : Anasayfa > Boşanma Davaları > Yargıtay Kararı: Boşanma Tenfiz

Yargıtay Kararı: Boşanma Tenfiz

Yargıtay Kararı: Boşanma Tenfiz

 Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
 

Boşanma
Tenfiz
Yabancı mahkeme kararsrının kesinleşmiş olması gerektiği
(MÖHUK Md.50,53,59)





             Esas No                : 2008/18047              Karar No              : 2009/5488              İncelenen Kararın              Mahkemesi       : İhsaniye Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi              Tarihi                : 25/7/2008              Numarası          : Esas no: 2008/42   Karar no: 2008/96              Davacı              : Dilek Kabadayı              Davalı               : Ömer Kabadayı              Dava Türü         : Boşanma              Temyiz Eden   : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı              Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.              Davacı Dilek Kabadayı vekili tarafından Ömer Kabadayı`ya karşı açılan davada boşanmaya ilişkin Besançon Asliye Hukuk Mahkemesi İkinci Dairenin 2007/02212 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinin istenildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.              5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 50. maddesinde yer alan hükme göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye`de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.              Anılan hükümde tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olması gerektiği açıkça ifade edildiği gibi Kanunun 53 üncü maddesinde de tenfiz dilekçesine ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin de eklenmesinin zorunlu olduğu hüküm altına alınmış bulunmaktadır.              Yapılan incelemede, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösteren bir yazı veya belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.              Mahkemece, yukarıda değinilen hükümler ile Kanunun 59`uncu maddesinde yer alan yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceğine ilişkin hüküm gözönünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.              SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 25/3/2009   (*) 07.05.2009 tarih ve 27221 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanmıştır.