Buradasınız : Anasayfa > Tüketici Davaları > Otomotiv Tüketicileri Yönünden Tüketici Hakları

Otomotiv Tüketicileri Yönünden Tüketici Hakları

Otomotiv Tüketicileri Yönünden Tüketici Hakları

 

OTOMOTİV TÜKETİCİLERİ YÖNÜNDEN TÜKETİCİ HAKLARI :

TÜKETİCİNİN KORUNMASI ve AYDINLATILMASI 1


Avukat Hüseyin Demirbaş

 

I. GİRİŞ:


1982 Anayasası devlete, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alma, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik etme ödevi yüklemiştir. Anayasının 172. Maddesi ; “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” şeklindedir.


Anayasa`nın bu hükmüne rağmen tüketicilerin korunmasını amaçlayan bir yasa için uzun süre beklemek gerekmiş, nihayet 8.9.1995 tarihinde çerçeve yasa niteliğindeki 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir.


4077 sayılı kanunda zaman içerisinde çeşitli değişiklikler yapılmış, en son 06.03.2009 tarihli Resmi Gazete` de yayımlanarak yürülüğe giren 4822 sayılı yasa ile köklü bir değişikliğe tabi tutulmuştur. Bu değişiklikte, sosyal ve ekonomik hayatta meydana gelen değişimlerin yarattığı sorunların aşılması ve Avrupa Birliği üyelik süreci doğrultusunda birliğin tüketicinin korunması politikalarının sonucu olan 13 adet direktifin iç hukuka aktarılması amaçlanmıştır. Değişikliklerin, AB ülkelerinde tüketicilerin korunması politikaları çerçevesinde benimsenen ve artık evrenselleşmiş olan , temel gereksinimlerin giderilmesi hakkı, mal ve hizmetlerin serbestçe seçilmesi hakkı, bilgi edinme hakkı, eğitilme hakkı, tazmin edilme hakkı , güvenlik ve güven duyma hakkı, sağlıklı bir çevreye sahip olma hakkı gibi temel tüketici hakları göz önünde buludurularak yapıldığı kanunun genel gerekçesinde özellikle vurgulanmıştır . 1


Bu yazı serisinde 4077 sayılı yasa ilgili, ikincil mevzuat ve Yargıtay kararları doğrultusunda otomotiv tüketicileri yönünden tüketici haklarını incelemeye çalışacağız.


 II. AYIPLI MAL VE HİZMET SATIŞI VE TÜKETİCİNİN SEÇİMLİK HAKLARI:


 1. Tüketici: 4077 sayılı yasanın 3. maddesinde “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere tüzel kişiler de (dernekler,vakıflar,meslek kuruluşları ) tüketici sayılabilmektedir. Ancak ticaret şirketleri ve diğer tüm tacirlerin ticari işletmesi ile ilgili mal ve hizmet satınalmalarının Tüketicinin Korunması Kanunu kapsamına girmeyeceği öğreti ve uygulamada kabul edilmektedir. 2



2. Ayıplı Mal : Ayıp terimi ile satılan malda ortaya çıkan ve alıcının o maldan tümüyle yada gerektiği gibi yararlanmasını engelleyen eksikliler ve aksaklıklar ifade edilir. 3


4077 sayılı yasanın 4. maddesinde bu husus; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.” şeklinde ifade edilmiştir.


Madde metninde de belirtildiği üzere ayıp maddi,hukuki veya ekonomik olabilir. Maddi ayıp; maldaki fiziksel eksiklik ve bozukluklardır. Satınalınan aracın bagaj kapısının tam olarak kilitlenmemesi gibi. Hukuki ayıp ise maddi anlamda bir eksiklik ve bozukluk taşımayan malın alıcının kendisinden yararlanmasını engelleyen bir hukusal yasaklama ve sınırlama kapsamında bulunmasıdır. Yüksek performanslı olduğu öne çıkarılarak satılan bir aracın motorunun CO2 emisyon değerlerinin o ülke mevzatında öngörülenin çok üzerinde olması nedeniyle trafiğe çıkmasına izin verilmemesi gibi. Ekonomik ayıp ise malın ekonomik değerini düşüren yada kullanma maliyetlerini artıran husulardır. Aracın kataloğunda yazılandan çok daha fazla yakıt tüketmesi gibi.


Ayıp açık veya gizli olabilir. Açık ayıp basit bir kontrol ve muayene ile farkedilmesi mümkün olan ayıplardır. 4077 Sayılı Yasanın 4/II maddesine göre alıcı, bu tür ayıpları malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içersinde satıcıya bildirme külfeti altındadır. Bu bildirimin yapılmaması halinde tüketici seçimlik haklarını kaybedecektir.


Ayıp, çoğu zaman gizli, olağan bir muayene ve kontrol ile anlaşılamayan, zaman içinde ortaya çıkan nitelikte olabilir.4 Aracın motorunda performansını ve ekonomik kullanma ömrünü azaltan bir imalat hatası bulunması gibi. Ayıp gizli ise veya tüketiciden hile ile gizlenmişse satıcı 30 gün içerisinde kendisine bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

 
3. Ayıplı Mal Satımı Halinde Tüketicinin Seçimlik Hakları

Ayıplı bir malın tüketici işlemi niteliğindeki bir satıma konu olması halinde alıcının (tüketicinin) dört adet seçimlik hakkı ve bu haklardan tercih edilenle birlikte tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.


 Tüketcinin seçimlik hakları şunlardır.


a) Bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme; bu halde tüketici, malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeyi feshetmekte ve ödediği bedeli geri istemektedir. Bu hakkın tercih edilmesi halinde, tüketiciye iade edilecek bedel satım parasının tamamıdır. Satım bedelinden yararlanma bedeli indirimi yapılamayacaktır.5

 
b) Malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi; Tüketici malın ayıptan ari misliyle (yenisiyle) değiştirilmesini talep etmektedir. Bu seçeneğin uygulanabilmesi için satılanın misli nitelikte bir eşya olması gerekmektedir. Satım konusu, örneğin, benzeri bulunmayan veya çok zor bulunan özel üretim bir araçsa bu seçenek uygulanamayacaktır.


c) Ayıp oranında bedel indirimi; bu halde tüketici, malı alıkoymakta ve satış bedelinden ayıpla orantılı bir miktarın indirilerek kendisine geri ödenmesini talep etmektedir. Bu seçeneğin tercih edilmesi durumunda, Yargıtay` ın uygulamasına göre, satılanın ayıplı değeri hesap edilerek satış parasından düşülür ve aradaki fark alıcıya iade edilir. 6

 


d) Ücretsiz onarım; tüketici maldaki ayıbın ücretsiz olarak giderilmesini talep etmektedir. Bu konu gelecek sayıda, 4077 Sayılı Kanun Md. 13 ve Resmi Gazete Tarihi: 14/06/2003
Resmi Gazete Sayısı: 25138 de yayınlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik çerçevesinde ayrı bir yazıda ele alınacaktır. 


Tüketici bu haklardan birini seçme hakkına sahiptir. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte, ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde, imalatçı-üreticiden, tazminat isteme hakkına da sahiptir. (Md.4/II)


Tüketici bir hakkı tercih ettikten sonra bundan cayarak başka bir hakka yönelemez. Ancak bu hususun bir istisnası vardır.Ücretsiz onarımın tercih edilmesi durumunda onarımın uzun sürmesi veya aynı arızanın birkaç defa tekrar etmesi ve maldan yararlanamamanın süreklilik arzetmesi durumunda tüketicinin diğer haklara yönelme imkanı vardır. Bu konu önemi nedeniyle takip eden yazımızda ayrıntılı olarak ele alınacaktır.


 4. Ayıplı Mal Satışından Sorumlu Tutulabilecek Kişiler


4007 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/III maddesi ayıplı mal satışından ve tüketicinin seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olanları , İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı olarak saymıştır. Bunun yanında satın alınan mal, 4077 sayılı Yasanın 10/V maddesine göre, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile banka ve tüketici finansmanı şirketlerininden alınan “tüketici kredisi” ile edinilmişse bu kredi kurumları da ayıplı mal ve hizmet satışından dolayı tüketiciye karşı yukarıda sayılanlarla birlikte müteselsilen sorumludurlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi bir kararında bireysel kredi sözleşemesinde malın ayıplı olması hallinde bankanın hiçbir sorumluluğu olmayacağının kararlaştırılmasını 4077 sayılı kanunun 6/1. maddesi kapsamında , tüketici aleyhine haksız şart niteliğinde görmüş ve tüketici yönünden bağlayıcı olmadığına hükmetmiştir.7


5. Zamanaşımı:

Ayıplı araç satışından kaynaklanan taleplerin tabi olduğu zamanaşımı, ayıba karşı sorumlu tutulanlar, sözleşme ile daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. Zamanaşımı süresi sözleşme ile kısaltılamaz anacak tüketici lehine uzatılabilir.


Yargıtay, satılan malda üretim hatası niteliğinde gizli ayıp bulunması ve bu arızanın servisçe giderilememesi halini satılandaki ayıbın tüketiciden satıcının ağır kusuru ve hile ile gizlenmesi olarak kabul etmekte ve bu durumda zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceğine karar vermektedir.8


6. Ayıplı Hizmet:

4077 sayılı Yasanın “ayıplı hizmet” başlıklı 4/A Maddesinde “Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denmektedir.


Ayıplı hizmet satımına ilişkin hükümler büyük ölçüde ayıplı mal satımına ilişkin hükümlerle paraleldir.


Ayıplı hizmetlere örnek olarak araç servis ve bakım istasyonlarındaki hatalı, yetersiz veya standardına aykırı servis hizmetlerini gösterebiliriz. Yüksek Mahkeme bir kararında “ticari bir otoparka bırakılan aracın çalınmasının ayıplı hizmet anlamına geldiği ve uyuşmazlığa tüketici mahkemesinde bakılması gerektiğine karar vermiştir. 9

Tüketici, ayıplı hizmeti, hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde sağlayıcıya bildirmekle yükümlüdür. Ayıplı hizmetin varlığı halinde tüketici, sözleşmeden dönme, hizmetin yeniden görülmesi veya ayıp oranında bedel indirimi haklarına sahiptir. Bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 4 üncü maddede belirtilen şartlar çerçevesinde tazminat da istenebilir. (Md.4/A-II)


Ayıplı hizmet nedeniyle tüketiciye karşı sorumlu olanlar, sağlayıcı, bayi, acente ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi verendir. Bunlar, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.(Md.4/A-III)


Ayıplı hizmetten kaynaklanan talepler, daha uzun bir süre için garanti verilmemiş ise, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, sunulan hizmetin ayıbı, tüketiciden sağlayıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. (Md.4/A-IV) Zamanaşımı süresi kısaltılamaz ancak sözleşme ile tüketici lehine uzatılabilir.

 
 

1Bkz. 4822 sayılı Kanun, Meclis Gerekçesi

2 Davacı davalı ile aralarında ADSL abonman sözleşmesi imzalandığını, davalının borcunu ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Davacı tarafça bağlanan ADSL hizmetinin davalının işyerinde kullanıldığı tartışmasızdır. Bu durumda davalı tüketici tanımına girmemektedir. Mahkemece davanın esasına girilmesi gerekirken, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır. (Yargıtay 19. HD. E: 2006/890, K: 2006/1624, T: 20.02.2006)

 
3 Zevkliler Aydın-Aydoğdu Murat, Tüketicinin Korunması Hukuku, Ankara 2004, s:104

4“Davacı, aracın hava yastığının kendiliğinden açıldığını iddia ettiğine göre, bu husus gizli ayıp niteliğindedir. Şu durumda 4077 sayılı Kanun`un 4/4. maddesinde yer aldığı üzere, satıcının satılan malın ayıbı tüketicinin ağır kusur ve hile ile gizlenmesi halinde zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğramadığı açıktır.” HD 04, E: 2005/10201, K: 2006/9437, T: 21.09.2006

 
5 “Gerek 4077 sayılı Kanunun ilk şeklinde, gerek 4822 sayılı Kanunla değiştirilmiş halinde, kullanım bedelinin düşülmesine yönelik bir hükme yer verilmemiştir. Yargıtay HGK.nun 2005/4-309, 2005/391 karar sayılı kararında da, bu husus açıkça belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece fatura bedeli olan 42.123.592.000 liranın tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının araçtan yararlanma bedelinin mahsup edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” Yargıtay 13. HD. E:2006/6251, K:2006/11865 T:18.09.2006

6 “...Pertotal işlemi nedeniyle satışa konu olan aracın iadesi mümkün olmadığına, davacının da talebini, az yukarıda belirtilen, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun`un 4. maddesinde kendisine tanınan seçimlik haklardan olan 'ayıp oranında bedel indirimi' olarak ıslah etmiş olmasına göre, davacının ıslah dilekçesindeki talebi dikkate alınarak, satış konusu aracın ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki farkın bilirkişi aracılığıyla belirlenerek, tespit edilecek miktarın, ıslah dilekçesindeki talep aşılmamak suretiyle ödetilmesine karar verilmesi gerekirken...”, HD 13 E: 2007/5987 K: 2007/10970 T: 24.09.2007

 
7Taraflar arasında düzenlenen 17.11.1998 tarihli bireysel kredi sözleşmesinin 7. maddesi kredinin veriliş tarihinden sonra kendisi ile mal ve hizmet sunan kişi ve kuruluşlar arasında çıkacak uyuşmazlıklardan veya malın ayıplı olması... vb. hallerde bankanın hiçbir sorumluluğu olmayacağı ve bunların da kredi borcunun geri ödenmesi hususuna hiçbir etkisi olmayacağını kabul ve taahhüt eder' denmektedir. Ancak bu kararlaştırma 4077 sayılı kanunun 6/1. mad. uyarınca tüketici aleyhine haksız şart teşkil etmekte olup, 6/2-3. maddeleri uyarınca tüketici için bağlayıcı değildir. Davalı 4077 sayılı kanunun 4/3. maddesi gereği 'sağlayıcı bayi acente ve 10 maddesinin 5. fıkrasına göre kredi veren ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından müteselsilen sorumludur' denmektedir. Bu durumda davalının kredi veren olarak ayıptan sorumlu olacağı...” HD 13, E: 2003/13819, K: 2004/1888, T: 19.02.2004

 
8Bkz. HGK, E: 2004/4-84, K: 2004/99, T: 25.02.2004, HGK, E: 2004/4-29, K: 2004/83, T: 18.02.2004

 

9HD 03, E: 2007/8458, K: 2007/8721, T: 24.05.2007



 

Demirbaş Hukuk Bürosu Av.Hüseyin Demirbaş Bursa


tüketici hakları otomotiv tüketicileri 4077 sayılı kanun ayıplı mal ve hizmet satışı ayıplı araç ayıp ihbarı muayene ve ihbar süresi açık ayıp gizli ayıp maddi ayıp ekonomik ayıp hukuki ayıp tüketicinin seçimlik hakları bedel iadesi ve sözleşmeden dönme ayıp oranında bedel indirimi ücretsiz yeni ile değiştirme ücretsiz onarım tüketiciye karşı sorumlu olanlar hakların kullanılmasında zamanaşımı ayıplı hizmet