Buradasınız : Anasayfa > Kira Davaları > Kira Süresi Dolmadan Tahliye Nedeniyle Kar Kaybı Talebi

Kira Süresi Dolmadan Tahliye Nedeniyle Kar Kaybı Talebi

Kira Süresi Dolmadan Tahliye Nedeniyle Kar Kaybı Talebi

       T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi

Esas: 2004/4457
Karar: 2005/1153
Tarih: 14.02.2005

Kira Süresi Dolmadan Tahliye Nedeniyle Kar kaybı Talebi
Zamanaşımının On Yıl Olması



ÖZET: Dava, kira süresi dolmadan kiralayanın haksız açtığı ileri sürülen dava sonucu taşınmazdan tahliye sebebiyle kar kaybı ve kiralanana yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Davacının talepleri kira sözleşmesine aykırılıktan kaynaklandığından ve bu tip davalar için yasada ayrıca bir zaman aşımı süresi öngörülmediğinden, dava BK.nun 125. maddesinde yazılı on senelik genel zaman aşımı süresine tabidir. Mahkemece, davanın açıldığı gün itibarıyla on senelik  zaman aşımı süresinin dolmadığı gözetilerek zaman aşımı def´inin reddiyle iddia ve savunma çerçevesinde davanın esasına girilmesi gerekirken BK.nun yalnızca kira alacağına ait 126/1. maddesindeki 5 senelik  zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

(818 sayılı BK. m. 125, 126)

KARAR METNİ:
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi´nce verilen 28.03.2002 gün ve 2001/787-2002/270 s. kararın Yargıtay´ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalılara ilişkin taşınmazın tamamını 01.04.1988 başlangıç günlü sözleşme ile 10 yıllığına kiraladığı halde, davalıların şirket ortaklarından Tolga Ay ile yapılan 24.03.1988 günlü sözleşmeye dayanarak temerrüt sebebiyle tahliye davası açtığını, bu davaya müvekkilinin müdahil olarak katılmasına ve burada kiracı olduğunu belirtmesine rağmen mahkemenin hatalı olarak tahliye kararı verdiğini, kararın icraya konulmasıyla taşınmazın fiilen 1994 yılı Ağustos ayında tahliye edildiğini ve 3.kişiye kiralandığını, daha sonra bu kararın taşınmazın pansiyon kısmında müvekkilinin, cafe-bar ve gece kulübü kısmında ise sair şahısların kiracı olduğu gerekçesiyle bozulduğunu, kira süresinin dolmasına 4 yıl kalmasına rağmen taşınmazın pansiyon kısmında haksız olarak tahliye edilen müvekkilinin kardan mahrum kaldığını ve taşınmaza bir takım eklentiler ve tadilatlar yaptığını ileri sürerek 3.000.000.000 TL. mahrum kalınan kar ile 1.000.000.000 TL. taşınmaza yapılan masraf bedelinin kanuni faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, öncelikle zaman aşımı yönünden davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre, davacı tarafından dava konusu taşınmazın icra yoluyla tahliye davasının tarafı olmamasına rağmen 16.08.1994 gününde tahliye edildiği, bozma ilamından sonra icranın iadesinin talep edilmediği gibi kira sözleşmesinin de ihya edilmediği, dolayısıyla taraflar arasındaki kira akdinin bu tarihte sona erdiği, BK.nun 126/1. maddesi uyarınca kira akdine dayalı tazminat taleplerinin 5 senelik  zaman aşımı süresine tabi olduğu, bu davanın ise zaman aşımı süresi dolduktan sonra 18.09.2001 gününde açıldığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı  nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kira süresi dolmadan kiralayanın haksız açtığı ileri sürülen dava sonucu taşınmazdan tahliye sebebiyle kar kaybı ve kiralanana yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Davacının talepleri kira sözleşmesine aykırılıktan kaynaklandığından ve bu tip davalar için yasada ayrıca bir zaman aşımı süresi öngörülmediğinden, dava BK.nun 125. maddesinde yazılı on senelik genel zaman aşımı süresine tabidir. Mahkemece, davanın açıldığı gün itibarıyla on senelik  zaman aşımı süresinin dolmadığı gözetilerek zaman aşımı def´inin reddiyle iddia ve savunma çerçevesinde davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı biçimde BK.nun yalnızca kira alacağına ait 126/1. maddesindeki 5 senelik  zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.