Buradasınız : Anasayfa > İş Davaları > İş Hukukunun Temel Kavramlarndan Bazıları

İş Hukukunun Temel Kavramlarndan Bazıları

İş Hukukunun Temel Kavramlarndan Bazıları

İŞ HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINDAN BAZILARI  ( İşçi, Ücret, İş Görme, Bağımlılık, Stajyer, İşveren, İşveren vekili )  


İşçi:

  4857 Sayılı İş Kanununun 2 maddesinde 'işçi', kavramı “ Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir. ” şeklinde tanımlanmıştır.   İşçinin temel yükümlülüğü iş görme borcudur. İş görmenin ise ücret karşılığı yapılıyor olması gerekir.  İşçi, serbest irade ile kabul edilmiş bir iş sözleşmesi ile çalışır. İşçi, bir işverene bağımlı olarak onun emrinde çalışıyor olmalıdır. Bu nedenle örneğin cezaevlerinde tutuklu veya hükümlü olarak bulunan kişilerin idarenin belli programları dahilinde yaptıkları işler dolayısıyla işçi sayılmazlar. Öte yandan bir işverene bağlı olmaksızın kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlayan kişiler de işçi sayılmazlar.     Stajyer   Bir işyerinde deneyim kazanmak, yapılan işleri öğrenmek, mesleki bilgilerini geliştirmek için çalışan kişidir. Stajyerin yaptığı iş ücret alma hakkı doğurmaz  ve bı yönüyle işçiden ayrılır. Stajyere bir ücret ödense bile bu İş Kanunu kapsamında haklar doğurmaz.   Bir kişinin stajyer sayılabilmesi için, o kişinin staj yapmasını zorunlu kılan bir mevzuat hükmü olması gerekir. Örneğin okuduğu okulun yönetmeliğinde ya da sair bir mevzuatta staj yapmasını öngören bir düzenleme yoksa o kişi iş kanunundan kaynaklanan hakları kullandırmamak veya daha az bir ücret ödemek gibi bir maksatla stajyer adı altında çalıştırılamaz. .   Stajyerler hakkında bir yasal düzenleme mevcut bulunmamaktadır. Bu kişiler İş Kanunu’ ndan, Sendikalar Kanunu’ ndan ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’ ndan ve Sosyal Sigortalar Kanunu’ ndan yararlanamazlar. Sadece iş sağlığı ve güvenliğine dair yasa ve sair mevzuat hükümlerinden yararlanabilirler.   İşveren   İş Kanunu md. 2 / 1’ de işveren şu şekilde tanımlanmıştır.  “ işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir. ”   Belirtmek gerekir ki tüzel kişiliği olan ya da olmayan kurum ve kuruluşlar özel hukuk ya da kamu hukuku alanında faaliyet gösterebilir. Bu nedenle şirketler, dernekler, vakıflar, kooperatifler, sendikalar, üniversiteler de işveren olabilecek kurum ve kuruluşlar arasında sayılırlar.   İşverenin hakları işin düzenlenmesi, emir ve talimat verme, iş görme borcunun yerine getirilmesini isteme ve denetleme hakkına sahip olması gibi hususlar yer alır.
İşverenin en temel borcu da işçiye ücret ödeme borcudur.
  İşveren Vekili   4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinin 4. fıkrasında yapılan tanıma göre “ işveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. ”   Görüldüğü üzere bu tanımlama oldukça geniştir. Buna göre genel müdür ve yardımcıları, personel müdürü, muhasebe müdürü, atölye şefi, formen, ustabaşı, usta gibi işçiye emir ve talimat verme, onun yaptığı işi denetleme yetkisine sahip olan herkes işveren vekili sayılabilir. İşveren vekilleri davranış ve uygulamaklarıyla işvereni temsil eder ve yetki ve pozisyonları ile sınırlı olmak üzere bağlarlar.   İşveren vekillerinin temsil yetkilerinin kapsamı iş sözleşmelerinde, organizasyon şemalarında belirlenip işçilere de ilan edilebileceği gibi, işveren ile işveren vekilinin tutum ve davranışlarından örtülü olarak da anlaşılabilir.   İşveren vekillerinin kusurlu iş ve işlemlerinden, işçiye karşı olan yükümlülüklerinden doğrudan  işveren sorumludur. İşveren, vermiş olduğu zararı işverene tazmin etmek zorunda kalabilecektir. Şüphesiz  işveren vekilinin bu sorumluluğu sadece kendi konusu ile ilgili olabilecektir. Teknik bir arıza sonucu işçinin hayatını kaybetmesinde muhasebe müdürünün işveren vekili olarak bir kusuru ve sorumluluğu olamaz.   İşveren vekilleri de bir iş sözleşmesine bağlı olarak çalışırlar ve İŞ Kanunu Md. 2/% hükmüne göre işveren vekilliği sıfatı işçilere tanınan hak ve görevleri ortadan kaldırmaz. Buna göre işveren vekilleri de aslında işçidirler ve iş kanununda yazılı haklardan yararlanırlar. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade gibi haklara işveren vekilleri de sahiptirler.  Ancak İş K. Md. 18 / 5’ e göre işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri işe iade hakkından yararlanamazlar. Bu konuda aşağıdaki bölümlerde bazı örnek yargı kararları sunulmuştur.