Buradasınız : Anasayfa > Gayrimenkul Davaları > Muvazaa nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Muvazaa nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

T.C.

BURSA

7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

ESAS NO :2012/164 Esas

KARAR NO :2013/716 Karar

HAKİM :....................

KATİP :......................

DAVACI :...................

DAVALI :...................

VEKİLİ : Av. HÜSEYİN DEMİRBAŞ - Demirtaşpaşa Mah. Ankara Yolu Cad. No:36 Tüze İş Merkezi Kat:10/34-35 Osmangazi/ BURSA

DAVA :Tapu İptali Ve Tescil

DAVA TARİHİ :16/07/2012

KARAR TARİHİ :24/12/2013

KARAR YAZIM T. :27/12/2013

Mahkememizde görülmekte bulunan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılamasının sonunda

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı dava dilekçesini özetle, davalı ile kardeş olduklarını, muris babaları Abdurrahman'ın , Bursa ile Bağlarbaşı mahallesinde tapulu taşınmazının 1/8 hissesini ölümünden önce mal kaçırmak amacı ile kız kardeşi olan davalıya devrettiğini, bu durumu babasının vefatı ile öğrendiğini, taşınmazın rayiç bedelinin çok altında devredildiğini beyan ile muvazalı satışın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesini özetle, muris babalarının Ağrı ilinde verem savaş dispanserinde teknisyen olarak çalışmakta iken emekli olunca Bursa ya yerleştiğini, davacı oğlunun Türk Telekomda, davalı kızının ise Diş Hekimleri Odasında çalışmakta olduğunu, davalının küçük çocuğu olması nedeni ile uzun yıllar babası ile beraber yaşadığını, bu süre zarfında babasının davaya konu taşınmazdan 4 daire inşaatı yaptığını, diğer çocukların ve kardeşlerin evlenip baba yanından ayrıldığını, buna karşın davalının uzun süre babasının yanında bekar yaşadığını, birikmiş yatırım ve parasını babasına verdiğini, babasının aldığı bu borç ve paraları karşılığında daireden birisinin karşılığı olmak üzere 1/8 hissesini davalıya sattığını, yoksa ki davalının diğer 9 kardeşten ayırmasının bir sebebi olamayacağını, muris babanın geleneksel değerlere göre yetişmiş birisi olduğunu, erkek çocuklarına daha düşkün olduğunu, herhangi bir sağlık probleminin bulunmadığını, satışın gerçek ve borç karşılığı olduğunu beyanla davanın reddini talep ve dava etmiştir.

Davaya konu Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı mah. 822 ada 23 parselin 1/8 hissesinin 16/07/2002 tarihinde ............'a satılmış olduğu görülmüştür.

Davalı tarafından dava konusu döneme ait çalışma ve banka hesap kayıtları, muris babasına ait ajanda defteri, belediyeye ait emlak vergi beyannameleri ibraz edilmiştir.

Bursa 3. SHM nin 2012/1115 esas sayılı ilamında davacı ve davalının 10 kardeş olmak üzere muris .............'ın mirasçısı oldukları görülmüştür.

Taraf tanıkları toplanmış, hazır olanlar bizzat dinlenmiş adresi dışarı olanlara da talimat yazılmıştır.

Tanık...............beyanında : Hem davacı hem davalı benim kardeşlerim olurlar, ailenin en büyük çocuğu benim biz 10 kardeştik, babam Ağrı'da Verem Savaş Dispanserinden emekli olduktan sonra Bursa'ya yerleşti, Bağlarbaşı mahallesinde 1/2 hisseli bir arsa satın aldı, bu arsanın yarısını yani kendi hissesine 4 daireli bir apartman yaptı. Babam bu apartmanı yaparken davalı kızkardeşim babamın yanında kalıyordu, diğer çocuklar evlendikleri için evden ayrılmışlardı, evde olanlar var ise de çalışmıyor veya küçüktü, davalı kız kardeşim bekar ve çalışıyor idi, evin yapımında babama katkısı olmuştu, bu katkısı olduğu dönem dediğim çalışmaya başladığı 1989 yılından 2002 yılına kadar sürmüştür, babam hep bahsederdi , ......'dan borç aldığını, evden hisse vereceğini ve de kendisine bir daire bırakacağını anlatırdı, bu şekilde arsaya yaptırdığı 4 daireden bir tanesini davalıya satışını yapmıştır, dava konusu taşınmaz satışı kesinlikle mirastan mal kaçırma amacıyla değildir, bütün kardeşlerimizin de haberi vardır demiştir.

Tanık ............... beyanında : Davacı ve davalı benim kardeşlerim olur, ben 4. büyük kardeşim, 16-17 yıldır Köyceğiz'de otururum,rahmetli babam Ağrı'daki evini satıp Bursa Bağlarbaşında bir arsa almış, bu evin 1. Katını yapmıştı, bu dediğim 1992'li yıllardı, evin 1. Katını yaptıktan sonra davalı kız kardeşimden yardım almaya başladı, zira babam nezaman bir araya gelsek ...........'dan yardım aldığını, borcu olduğunu, evde hakkı olduğunu söylerdi, çünkü babam ne yaparsa alacağını vereceğini bir kenara yazardı, hatta bir defasında ben Köyceğiz'deyken telefon açtı , ......'ın hakkı olduğunu, dairelerden birisini ....... 'a vereceğini söyledi, ben de mal da senin mülk de senin ne yaparsan doğrusunu yaparsın dedim demiştir.

Tanık ....................beyanında : Muris Abdurrahman benim amcam olur. Ben İstanbul'da yaşarım ancak amcamla devamlı görüşürdüm . Arsayı alırken de evi yaparken de biliyorum . Amcamın emekli gelirinden başka geliri yoktu . Maddi sıkıntısı nedeniyle nizalı taşınmazdan önce 2 dairenin kabasını daha sonra da diğer 2 dairenin kabasını ve içini yaptı . Daireleri yaparken .........hep yardım etti ......... 40 yaşında evlendi Evleninceye kadar babasında kaldı . Maddi ve manevi yardım etmiştir . Bu yardımlarına karşılık bir daireyi davalıya sattı. Amcam benimle görüştüğünde bahsederdi , ..........'dan aldığım borçları yazdım . Ya bir daire satıp borcumu ödeyeceğim ya da bir daireyi borcuma karşılık satacağım , yabancıya satacağıma kızıma satarım daha iyi demiştir.

Davacının isteği üzerine soruldu : Amcam bahsettiğinde bir defasında Ağrılı bir iş adamının tavsiyesi ile dövize yatırmış yatırdığı bu parayla %100 kar ettiğini söylemişti, miktarını bilmiyorum demiştir.

Tanık ................... beyanında: Babamın Ağrı da arazileri vardı, bu arazileri satarak 1993-1994 yılları arasında Bağlarbaşı mahallesinde almış olduğu arsanın önce ilk 2 katını yaptı, evler yapılınca yine buraya oturduk, sonra babamın durumu biraz daha düzelince 1998-1999 yıllarında bu evin 3. ve 4. katını çıktı, o tarihlerde bekar olduğum için babam ile birlikte ben küçük kardeşim ..... ve ablam ...... birlikte kalıyorduk, 3 kardeş de çalışıyorduk, evler yapılırken hesaplar ayrı olmadığı için her çocuk babama yardım ediyordu, davacı abim ......... dahi maddi manevi yardım ediyordu, en çok kimin yardım ettiği hususunda birşey diyemem, diğer tanık beyanlarında geçen babamın ..........'a karşı ilgisi ise babamın ......... ile kız çocuğu olduğundan mıdır nedir özel bir diyaloğu vardı, en çok onu severdi, daire tercihini neden ..............'dan yana kullandı bilmiyorum, belki kız çocuğu olduğu için daha fazla korumak istemiş olabilir, esasında .........'a verilecek daire bana hazırlanıyordu, evlenince ......... oturdu, aynı yıl ben de evlendim, ben babam ile 5,5 yıl daha oturdum, sonra baba bana hani daire verecektin diye sorduğumda evin 3. veya 4. katı tamamlanmadı, tamamlayın oturun, yine ajanda da .............'a borç verildiği yazıyorsa da bu geçici bir borçtur, herhalde aylık ihtiyaçlarını karşılamak için geçici olarak almış olabilir demiştir.

Tanık ................ ........Bozkurt beyanında: Ben 1996-2008 yılları arısında diş hekimleri oda başkanlığı yaptım, davalı Nazan hanımda 1997 yıllında işe girmişti, o yıllarda ben de inşaat yaptığım için beraber konuşuyorduk, davalının yemeyip içmeyip babasının yaptığı inşaata yardım ettiğini, hatta benim müteahhitimden bir kısım malzeme aldığını hatırlıyorum, fakat tarihini ve miktarını bilmiyorum, odamızdaki sekreterler asgari ücretin üstünde maaş alır, senede 2 defa ikramiye alır, ayrıca odanın sene boyunca 2-3 defa düzenlemiş olduğu seminer ve sempozyumlarda oda sekreterine organizasyon şirketi tarafından maaş haricinde mesai ödenirdi, demiştir.

Tanık .......... ............. beyanında soruldu: Davacı ve davalılar benim amcamın çocukları olur, esasen babaları Abdurrahman benim amcamın oğlu olur, kendisi hemşerim olması nedeni ile bayramda gider gelirdim, fakat sormuş olduğunuz evi nasıl yaptığını, çocuklar ile arasındaki münasebetlerini bilmem, konuşurduk ama sormuş olduğunuz evinden barkından, çoluğundan çocuğundan haberim ve bilgim yoktur, demiştir.

Tanık .............. .........beyanında: Davacı ve davalılar benim kardeşlerim olur, biz 1990 senesinde Ağrı'dan Bursa'ya geldik, gelirken 3 takım evi vardı, ona satmıştı, önce Bursa Beşevlerden bir arsa satın aldı, sonra bunu satıp şimdi ki oturuğumuz Bağlarbaşındaki evin arsasını satın aldı, imkanları nispetinde önce evin 2 katını yaptı, 6-7 yıl sonra 3 ve 4. Katını yaptı, sonra ki katları çıkarken babama biz de yardım ediyorduk, ben dahi inşaat işlerinde bizzat ilgilendim, kardeşlerimizden para yardımı aldığını zannetmiyorum, yardım almış ise de hiçbir zaman bir ev yapacak kadar değildir, ancak ablam ...........'dan para ve bilezik gibi destek aldığını söylemişti, evin devir olduğu tarihte ben askerdeydim, ayrıntısını bilmiyorum, babam bana para işlerinden pek bahsetmezdi, babam 2010 yılında kalp ameliyatı, 2011yılında pankreas kanseri oldu, bu dönemde en çok ablam ...........'ın emeği ve ilgisi vardı, babamın akıl sağlığı yerindeydi, babam kanabilecek inanabilecek biri değildi, babamın .............'a daire vermesinin sebebi o dönemde bekar olduğu için dışarıda kalmaması, kız çocuğunu koruma amaçlı olabilir, ben babamın kararına saygılı olduğum için dava açmadım, demiştir.

Ankara 15. ASHM nden talimat yolu ile dinlenentanık ............. ..........dava konusu taşınmazın 4 katlı bir bina olduğunu, bu binada bulunan 1 nolu dairenin davacı ablası ............'ın bekar olması nedeni ile mağdur olmaması için babasının verdiğini, babasının ölmeden 1 yıl önce kendisine bizzat söylediğini, söz konusu yerde tüm mirasçıların hakkı ve hissesi olduğunu düşündüğünü, kendisinin ise mirası red ettiği için herhangi bir menfaatinin olmadığını beyan etmiştir.

İstanbul 10. ASHM nden n talimat yolu ile dinlenentanık ............. babasının mekleketteki mallarını satarak 4 katlı binayı yaptığını, o zaman babasının emekli olduğunu, davalı kız kardeşinin annesi ve babası ile birlikte dairenin zemin katında birlikte oturduklarını, zannederse babasının bekar olan davacı kızını düşünerek ilerde zorluk çekmesin diye onay verdiğini, herhangi bir karşılık aldığını düşünmediğini beyan etmiştir.

Davalı tarafından babasına ait olduğu iddia edilen ajanda incelemesinde ; '1994 ve 1995 yıllarında aylar itibari ile ..........'dan alınan para miktarları, 1994 yılına ait .............'ın aylığı 4.000,00 tl, 37,30 gram bilezik, 15.180,00 tl gibi, o dönemdeki altın ve bilezik fiyatları' not halinde tutulmuştur.

G e r e k ç e : Dava muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil istemidir.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıkla, adil ve doğru bir çözülme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır. Bunun icin de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünun olup olmadıgı, satış bedeli ıle sozlesme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince, Ağrıdan göçederek gelen 10 çocuklu bir babanın, Bursa'da zor şartlar altında 4 katlı bir bina yaptıktan sonra dairelerden birisinin (arsa payına karşılık olmak üzere) 1/8 hissesini davalı kızına satışında; bağışın mı yoksa satışın mı üstün tutulduğu davamızın ihtilaf noktasıdır. Baba ile çocukları arasında bir küslük ve husumet yoktur, sadece davalının diğer kardeşlerinden ön plana çıkaran durumu , davalının geç evlendiğinden uzun süre baba ile birlikte yaşaması ve bu dönemde çalışan davalının evin geçim veya inşaat işlerinde babasına yardımı söz konusudur. Muris babanın davalıdan bir kısım borç ve yardım aldığı sözkonusu ise de dinlenen tanık beyanlarından bunun bir daire karşılığında olup olmadığı belirnememiştir, diğer taraftan bır kısım tanıkların aleyhe beyanları bulunduğundan kardeş tanık beyanları arasında da birliktelik yoktur, muris baba tarafından tutulan ajandada ise davalıdan alınan bir takım borç kayıtları mevcuttur. Bu hali ile ; oluşa uygun davacı iddiası, bir kısım tanıkların 'muris babanın .......'a borcu bulunduğu, hakkını ödemesi gerektiği şeklindeki' beyanları ve muris babanın ajandaya geçecek kadar borç hassasiyeti göstermesinde ki gayretinden Mahkememiz kadar hak ve menfaat dengesini gözetmiş sayılacağı, sonuç olarak yapılan işlemin borç uğruna ifa olarak kabul edilerek davanın reddi ile tapu işleminin bozulmamasına karar verilmiştir

HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenler ile

1-Davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24,30-TL harcın, peşin ödenen 148,50-TL den mahsubu ile 124,20-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,

4-A.A.Ü.T. Uyarınca takdir olunan 1.320,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı vekiline ödenmesine,

5-Fazla gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, karar taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı.24/12/2013

Katip Hakim


 

T.C.

YARGITAY

1. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2014/15319

KARAR NO : 2016/4294

Y A R G I T A Y İ L A M I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BURSA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/12/2013

NUMARASI : 2012/164-2013/716

DAVACI : .....................

DAVALI : ..................

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, miras bırakanı babası Abdurrahman'ın paydaşı olduğu 23 parsel sayılı taşınmazdan 1/8 payını davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.

Davalı, satışın gerçek olduğunu, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, muvazaa ve mal kaçırma iddiasının kanıtlanamadığı, temlikin borç uğruna ifa niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..............'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle kararverildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye