Buradasınız : Anasayfa > Gayrimenkul Davaları > Muvazaa nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Kararları

Muvazaa nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Kararları

Muvazaa nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Kararları T.C. BURSA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2011/473 Esas KARAR NO : 2013/323 HAKİM : İLHAN KURU 30712 KATİP : MUSTAFA AKSU 102590 DAVACILAR : 1- ............. 2- ............... 3- .............. 4- .............. 5- .............. VEKİLİ : Av. ............. DAVALI : ........... VEKİLİ : Av. HÜSEYİN DEMİRBAŞ - Demirtaşpaşa Mah. Ankara Yolu Cad. No:36 Tüze İş Merkezi Kat:10/34-35 Osmangazi/ BURSA DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Muris Muvazaası Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/07/2011 KARAR TARİHİ : 15/07/2013 YAZIM TARİHİ : 01/08/2013 Mahkememizde görülmekte bulunan Tapu İptali Ve Tescil (Muris Muvazaası Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dilekçesinde özetle müvekkilleri davalı İsmailin annesi olan Hatice .......ın 2008 yılında vefat ettiğini muris Haticeden geriye mirasçı olarak davacılar ve davalıların kaldığını, müteveffanın maliki olduğu yıldırım ilçesi arabayatağı mah.4753 ada 31 parsel sayılı taşınmazın tamamına malik iken çok düşük bir bedelle kız kardeşi olan davalı Fatma ..............'e taşınmazı muvazaalı şekilde ve ivazsız olarak sattığını daha sonra Fatma ..................'in taşınmazı davalı İsmail ...........'a yine muvazaalı ve ivazsız şekilde devrettiğini davalı İsmailin kardeşleri olan davacılardan gizli bir şekilde ve taşınmazı kaçırmak için müteveffa annesi Hatice ile dava konusu yeri muvazaalı şekilde devralmak için konuşup kendisini bir şekilde ikna ettikten sonra annesini önce yere teyzesi Fatma .........'ne muvazaalı ve ivazs ız olarak devrettiğini daha sonra teyzesinden taşınmazı muvazaalı bir şekilde devraldığını yapılan tüm devir işleminin tamamen muvazaalı ve davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığını müteveffanın ileri yaşlarda taşınmazı satmak için herhangi bir gereksinim ciddi ve makul bir sebebinin bulunmadığını müteveffanın emekli maaşı alıp istanbulda kendisine ait dairede yaşadığını ve dava konusu yerde bulunan yerde de kira geliri olduğunu, yapılan devir işleminin davacıları aldatma amacını güttüğünü ayrıca Fatma ........... ve İsmail .......... taşınmazı satın alma güçlerinin olmadığından bahisle taşınmazın davalıya satışına ilişkin işlemin muvazaa nedeniyle iptaliyle taşınmazın miras payları oranında davacıların adına tesciline yargılama giderleri ve vekillik ücretinin ise davalı taraf a yükletilmesine karar ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle tarafların annesi müteveffa Haticenin dava konusu taşınmazda kardeşi Fatma .......... ile 1/2 oranında paydaş iken kendi hissesini şufa hakkı sahibi olan diğer paydaş kardeşine sattığını satıştan müvekkili dışında diğer tüm kardeşlerinde haberlerinin olduğunu söz konusu satışta tarafların birazda annelerine intikal eden taşınmazdaki ortaklığın taşınmazın kardeşlerden birine kalacağı bir çözümle giderilmesini istemesi ve annenin arzusunun da bu yönde olmasının etken olduğunu o Sırada hayatta olan annelerinin arzusununda bu yönde olduğunu mali yönden nispeten daha iyi olan kardeşinin kendi hissesini satın almasını müvekkiline teklif ettiğini, iddianın aksine Hatice ..............'ın 1993 yılından vefat ettiği 2008 yılına kadar bir evinin dahi bulunmadığını, dava konusu evden elde ettiği kira gelirininde işsiz ve bekar olan davacıların kullandığını yine Hatice ...............'ın satış tarihinde emekli maaşı almadığını taşınmazı sattıktan 3,5 yıl sonra 1996 yılında eşinin vefat etmesi nedeniyle kısmi dul maaşı bağlandığını, hiçbir maaş ve gelirinin bulunmadığını aynı zamanda şeker ve tansiyon hastası olan bir ev hanımı olduğunu, eşi Mustafa ..........'ın ise en düşük 6. Basamaktan emekli maaşı alan bağkur emeklisi olduğunu, sol tarafından felç geçirip kendisine bakım gerektiğini, yine tarafların anne annesi olan Sultan ..........'de Hatice ........... ile birlikte yaşayıp bakımının da Hatice tarafından yapıldığını anne anneninde hiçbir gelirinin de olmayıp hasta olduğunu yine 1993 yılı itibariyle birisi henüz evlenmiş ikisi bekar olan geçimlerini tamamen veya kısmen karşıladığı 3 çocuğunun bulunduğunu, bunların evlenme , düğün söz, çeyiz nişan gibi masrafların Hatice üzerinde olduğunun kendisinin bunları dert edindiğini bu tür masrafların dava konusu satılan evin parasından yapıldığını satış tarihi itibariyle çocukların herhangi bir gelir ve mal varlıklarının bulunmadığını dolayısıyla iddia edildiğinin aksine Hatice ...........' ın taşınmazı sattığı tarihte darlık içinde olduğunu ve 48 yaşında olup iddia edildiği şekilde yaşlı birisi olmadığını, maddi durumunun iyi olmadığını düşünerek diğer çocuklarını daha fazla gözetleyip satım parasını da davalı dışındaki çocuklarına paylaştırıp onların ihtiyacında kullandığını, ayrıca kardeşinin hissesini aldıktan sonra Fatma ................'in taşınmazın tamamını tasarruf edip kira gelirlerini tahsil etmeye başladığını Fatma ............'in taşınmazı satın alabilecek maddi imkanının bulunduğunu bu dönemde demirtaş bölgesindeki bazı taşınmazları da sattığını bunun yanı sıra müvekkilinin Fatma .............ve eşi Cahit ile pazarlık yapmak ve kararlaştırılan bedeli ödemek suretiyle taşınmazı Fatma .............'den satın aldığını, her ne kadar düşük tapu harcı ödemek için tapu da düşük değer gösterilmiş ise de gerçek bedelin dönümü rakamlarıyla 2.000,000,00 TL olduğunu bu meblağın Fatma ...............vekiline naklen ödendiği müvekkilinin yeri satın alabilmek için iki adet mülkünü yaklaşık 950.000.000,00 TL ye sattığını üzerine bir miktarda borç alarak satım parasını denkleştirdiğini dava konusu olayda tarafların sahip olduğu gerçek iradenin satış iradesi olduğunu, miras bırakanın bağışlama ve davacılardan mal kaçırma amacının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazları satın alabilecek mali imkanlara sahip olduğunu ticaretle uğraştığını 3 ayrı alanda faaliyette bulunan vergi mükellefi olup müvekkilinin taşınmazı satın aldığı tarihte 3 değerli varlığını sattığını, satın almanın muvazaadan ari ve gerçek satım olduğunu müvekkilinin satın aldığı yerin tasarruf etmesinin anlaşıldığından bahisle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİNE yargılama giderleri ve vekillik ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir Taraflar delil olarak tapu kayıtları tedavülleri, SGK kayıtları, vergi dairesi kayıtları, noter satış sözleşmeleri , davacı tarafın ticari defter kayıtları, tanık anlatımı , keşif ve bilirkişi incelemesi, veraset ilamı, her türlü delil ve yemin deliline dayanmışlardır. Davacı tanıklarından bir kısmı anlatımlarında özetle, taşınmazda 1990 yılından itibaren kiracı olduklarını, kiraları önceleri Cavit ............e, 1996 dan sonra ise ismaile ödediğini, bir kısım tanıklar ise muris Haticenin yeri kız kardeşine satıp, çocukları Sevim ve İhsanı evlendirdiğini, paranın bir kısmını alamayınca durumu İsmaile anlattığını, İsmailin de 2 münübüs satıp yeri Fatmadan aldığını, ve bu yerin bedelini İsmailin Fatmaya ödediğini, ayrıca murisin İstanbulda evlerinin olup, maddi durumunun iyi olduğunu, başka kiracıların da bulunduğunu, kendisine verilen vekalet ile bu yerleri üzerine aldığını, maddi durumu iyi olan murisin yer satmaya ihtiyacının olmadığını belirtmişler, davalı tanıkları ise yeminli anlatımlarında özetle, davalının bir araba satıp bedelini davacılara verdiğini, dava konusu taşınmazı almasına karşılık bedel ödediğini, Haticenin devir tarihi itibariyle maddi sıkıntısının olmadığını ve kendisine yaşamı boyunca oğlu olan davalının baktığını, vefatında terekesinde herhangi bir bedel ve mal varlığının olmadığını, murisin iki çocuğunu evlendirdiğini, davalının iki münübüs satıp yer alacağını ifade ettiği ve parayı yer karşılığı murise verdiğini, 1994 yılında taşınmazda Fatmanın 2. Eşi Cavitin kiracısı olduğunu, yerin Fatmaya ait olup, 1996 yılında İsmaile sattığını, İsmailin de 3-5 ay sonra yeri sattığını öğrendiğini, bütün kiraları Cavit .......'e elden ödediklerini, ayrıca davalı İsmailin yeri satın alırken kendilerinden borç para istediğini, bir kısım tanıklar ise yerde kiracı olup, kiraları Hatice ve Fatmanın babalarına ödediklerini, daha sonra kirayı Cavit ............ ödemeye başladıklarını, 1996 yılında yeri İsmailin satın alması üzerine de kiraları İsmaile ödemeye başladıklarını, Cavitin kendilerine yeri Fatmanın üzerine aldığını söylediğini yine bir kısım davalı tanıkları ise muris Haticenin yerini kız kardeşi Fatmaya sattığını, Haticenin eşinden dolayı emekli maaşı aldığını, ahşap olan evinde kızı ile birlikte oturduğunu, bekar olan iki çocuğunu peşpeşe evlendirdiğini, bir diğer davalı tanığı ise her şey oldu bitti ama yer elimizden gitti dediğini, ifade etmişlerdir. Dava, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, davacı taraf davaya konu taşınmazın tamamının murisleri Hatice ...........'a ait iken, kendilerinden mal kaçırmaya yönelik olarak muvazaalı şekilde davalıya satış yolu ile devredildiğini ileri sürerek, satışın ve davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adına tescilini talep etmekte olup ,bilirkişi kurulu taşınmazın mevki, mahal imar durumu komşu parsellerin emsal ve rayiç değerlerini nazaran taşınmazın toplam değerini dava tarihi itibariyle 371.657,60 TL, 1/2 hisseye isabet eden değerin ise 185.828,80 TL olarak belirlemiş olup, taşınmazın Fatma ..........tarafından İsmail ...............satış tarihi olan 9/10/1996 tarihi itibariyle 10.207,40 TL ye satıldığı, 1/2 hisseye düşen değerin 5.103,70 TL olduğu, taşınmazdaki 1/2 hissenin İsmail .............. tarafından Emin ..........'e 27/01/1997 tarihi itibariyle satış değerinin ise 5.890,30 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu somut olay yönünden taşınmazın satış tarihi ile tapuda gösterilen değer ve gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu, anlaşılmakla birlikte taşınmazın muris Hatice tarafından 1993 yılında kız kardeşi Fatma ................'e satıldığı, Fatmanın da 3 yıl kadar sonra Haticeden aldığı hisse ile birlikte kendi hissesini de davalıya sattığı ve 2 satış arasındaki sürenin uzun olduğu anlaşılmakta olup, her ne kadar bir kısım tanıklar tarafından muris Haticenin maddi durumunun iyi olduğu ifade edilmiş ise de, celp olunan kayıtlar itibariyle Haticenin üzerine kayıtlı bir gayrimenkul bulunmadığı ve esasen diğer tanıkların anlatımları itibariyle maddi durumunun da çok iyi olmadığı, eşinden emekli maaşı aldığı, evinde kızı ile birlikte ifade ettiği ve satıştan sonra Fatma .............bir süre dava konusu taşınmazın kiralarını aldığı ve kiracıların kira bedellerinin Fatmanın eşi olan Cavite ödedikleri, Cavitin de yeri eşinin üzerine aldığını, kiracıların ifade ettiği, ayrıca davalı İsmailin taşınmazı satın aldığı 1996 tarihi itibariyle araç alım ve satımı yaptığı, dosyadaki mevcut belgeler itibariyle bu durumun anlaşıldığı, muris Haticenin taşınmazı sattığı tarihler itibariyle arka arkaya iki çocuğunu evlendirdiği, ve söz konusu satışı çocuklarını evlendirmek için yaptığı hususunun tanıklar tarafından ifade edildiği, ayrıca Fatma ....... nin davalıya satışı yaptıktan kısa bir süre sonra Mudanyada daire aldığı, yine davalının dava konusu yeri satın almadan önce borç para aldığının da tanık beyanlarından anlaşıldığı, ve davalının ayrıca tanıklardan borç olarak altın aldığı anlaşılmaktadır. Muris muvazaası diye tanımlanan muvazaa niteliği itibariyle (mevsuf vasıflı )- nispi muvazaa türü olup, bu tür muvazaada miras bırakan gerçekte taşınmazını mirasçılardan birisine devretmek istemekte ancak diğer mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyip, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı tapuda yaptığı resmi sözleşme ile iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi şeklinde göstermektedir.Müstekar yargıtay içtihatlarında da tarafların gerçek iradesine uymaması nedeniyle satış işlemi ve resmi şekil şartına uymaması nedeniyle de gizli bağış sözleşmesi geçersiz olup, hakları ihlal olunan mirasçılar bu durumda muvazaa nedeniyle resmi sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve iptalini talep edebilmekte ve bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı adil ve doğru çözüme kavuşturulabilmesi için yapılan devir işleminin gerçek yönünün miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması, ve bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespit ve aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir. Yapılan yargılama toplanan deliller, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle miras bırakan Haticenin taşınmazdaki 1/2 payını kardeşine para karşılığı devrettiği, devir işleminin gerçekleştirmekte haklı nedenlerinin bulunduğu, maddi durumunun fazla iyi olmadığı, arka arkaya iki çocuğunu evlendirdiği ve evlenme masraflarını taşınmazın satışından elde ettiği gelir ile gerçekleştirdiği, muris HAtice tarafından taşınmazdaki hissenin devrinden sonra taşınmazın kira bedellerinin davalıya tapuda devir ve temlik işleminin gerçekleştirinceye kadar Fatmanın eşi Cavit tarafından alındığı, teyzesi Fatmadan gerek annesinden gelen gerek se teyzesinin hissesinin satın alan davalının taşınmazı devralabilecek maddi gücünün mevcut olduğu, devir aldıktan sonra da kiraların davalı tarafından alındığı, dava dışı murisin kardeşi Fatmanın da taşınmazın davalı İsmaile satışından kısa bir süre sonra Mudanyada daire satın aldığı, davalı İsmailin taşınmazı satın almadan evvel tanıklardan borç para ve altın aldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde taşınmazdaki 1/2 hissenin muris Hatice tarafından kız kardeşi Fatmaya ve Fatma tarafından da kendi hissesi ile birlikte taşınmazın tamamının davalıya satışının diğer mirasçılardan mal kaçırma amacına yönelik gizli bağış niteliğinde olduğunun kanıtlanamadığı, yalnızca hisse devir tarihleri itibariyle taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değer arasında fahiş fark bulunmasının muvazaayı ispat etmeye yeterli olmayacağı ve davanın kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmakla REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis kılınmıştır. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın açmış olduğu davanın kanıtlanamadığından REDDİNE, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alındığı anlaşılan 2.299,50 TL harcın mahsubu ile artan 2.275,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan 43,85 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-AAÜT uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 15.599,68 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal sürede ilgili yargıtay dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen tefhim kılındı.15/07/2013 Katip Hakim T.C. YARGITAY 1. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/20819 KARAR NO: 2014/8630Y A R G I T A Y I L A M I INCELENEN KARARIN MAHKEMESI: BURSA 5. ASLIYE HUKUK MAHKEMESI TARIHI: 15/07/2013 NUMARASI: 2011/473-2013/323 DAVACILAR: ............. DAVALI: ............... DAVA TÜRÜ: TAPU IPTALI VE TESCIL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan Hatice S....'ın 4753 ada 31 parsel sayılı tasınmazı satıs göstererek kız kardesi Fatma T.....'e devrettigini, bu kisinin de tasınmazı bedelsiz olarak davalıya temlik ettigini, mirasbırakanın tasınmazın satısını gerektirir bir ihtiyacı bulunmadıgı gibi temlik edilen kisilerin de tasınmazı alacak maddi güçlerinin olmadıgını, islemlerin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı sekilde yapıldıgını ileri sürerek pay oranında tapu iptal ve tescil istemislerdir. Davalı, davanın reddini savunmustur. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadıgı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmistir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmis olmakla; Tetkik Hakimi Bayram Erdas'ın raporu okundu, düsüncesi alındı. Dosya incelendi, geregi görüsülüp, düsünüldü. -KARARDosya içerigine, toplanan delillere, hükmün dayandıgı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların temyiz itirazı yerinde degildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, asagıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 28.04.2014 tarihinde oybirligiyle kararverildi. Baskan Üye Üye Üye Üye