Buradasınız : Anasayfa > Gayrimenkul Davaları > Muris Muvazaası

Muris Muvazaası

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

1. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 

 

ESAS NO         : 2018/1402

KARAR NO      : 2019/630

 

 

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

İ S T İ N A F   K A R A R I

 

 

BAŞKAN                     :

ÜYE                 :

ÜYE                 :

KATİP             :

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ  : ISPARTA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ            : 29/06/2018

NUMARASI    : 2015/82 Esas 2018/196 Karar

DAVACILAR    : ……………………

VEKİLLERİ       : Av. HÜSEYİN DEMİRBAŞ

Demirtaşpaşa Mah. Ankara Yolu Cad. No:36 Tüze İş Merkezi Kat:10/34-35                                       Osmangazi/BURSA

DAVALI                         :

VEKİLİ             :

DAVA                                  : Tapu İptali ve Tescil veya Tenkis

KARAR TARİHİ           : 09/05/2019

KARAR YAZIM TARİHİ           : 09/05/2019

 

Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2015/82 Esas, 2018/196 Karar sayılı dosyasında 29/06/2018 tarihli kararına karşı davalı vekilince 09/10/2018 tarihli istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle hazırlanan inceleme raporu ile yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar …….`ın kanuni mirasçıları olduğunu, Isparta İli Deregüme Pazaryolu altı 1054 numaralı parselin 610/860 hissesine tekabül eden 610 m² yerin 17/10/1983 tarihinde davalıya satış olarak gösterildiğini, satışın amacının kanuni mirasçıların haklarını yok etmek olduğunu, zira ne miras bırakanın satmasının gerektirir bir ihtiyacının ve ne de davalının o tarihte alabilecek maddi kudretinin bulunmadığını, mirastan mahrum bırakmak için yapılan işlemin muvazaalı olup geçersiz olduğunu, çünkü karşılığında para alınmadığını, asla bağışta yapılmadığını ileri sürerek muvazaa nedeniyle satışın iptaline ve davacıların veraset ilamı hisseleri uyarınca adlarına tesciline olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde satış tarihinin zuhulen 2013 olarak gösterildiğini, davalının lise seviyesindeki okulu bitirdikten 2 yıl yüksek bölümünü okuduğunu, bu nedenle mezuniyet yaşının 20-21 civarında olması gerektiğini, babası ile birlikte taşeronluk yapmadığını, belki boş zamanlarında yardım etmiş olabileceğini, ama bunun 1983 yılına kadar geçen süre zarfında babasının yanında çalışarak birkaç yıl içerisinde babasından mal alacak seviyede para kazandığı anlamına gelmeyeceğini, cevap dilekçesinde 1975 numaralı parselin davalı tarafından 1979 yılında satın aldığını bildirdiğini, yani davalı ………….ın murisin işlerine yardım etmek suretiyle hem 1979 yılında hem de 1983 yılında olmak üzere 2 taşınmaz aldığını bildirdiğini, genç yaşında bu denli taşınmazları almasının inandırıcı olmadığını, kaldı ki belirtilen bu taşınmazın tüm kardeşlerin halı dokuması, hayvan beslemesi ve ticaret yapması gibi katkıları neticesi alındığını, bu taşınmazın murisin ………………..`a olan borcu nedeniyle 1983 yılında satıldığını ve murisin borcuna karşılık dava konusu yerin davalıya verdiği savunmasını da yerinde olmadığını, zira bu borcun vefat eden kızı …………….’ın 5 adet bileziğini ve ……………….`ın …………..A.Ş.`nin aldığı maaşların yollanması suretiyle ödendiğini, ayrıca dava konusu yerin hissedarı olan ……………..’in almış olduğu hissenin yine murisin bu kişiye olan borcunu kapatmak amacıyla verildiğini, bu şekilde borçlunun murisin bütün borçlarının ödendiğini, yani davalının babasının borçlarını ödemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, murisin dava konusu yere bitişik konumda ve daha sonra üzeri 4 katlı apart yapılmış olan arsayı da davalıya verdiğini davalının bu yeri satarak kredi borçlarını ödediğini, bu durumun davalının para biriktirmek gibi tutumluluk içerisinde olmadığını, borçlandığını ve taşınmazları satmak suretiyle borcunu ödediğin gösterdiğini, anlaşılacağı üzere dava konusu yerin davalıya satışından önce murisin bütün borçlarının kapatıldığını beyan etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 610/860 m²`lik taşınmaz hissesini alış tarihi, belirtildiği gibi 2013 yılında değil 1983 yılında aldığını, yani üzerinden tam 32 yıl geçtiğini, müvekkilinin kadastro teknisyeni olduğunu, 17 yaşında okuldan mezun olduğunu, babası ile 1983 yılına kadar inşaatçılık, taşeronluk yaptığını, çalıştığını, 1983 yılında da memuriyete kadastro teknisyenliğine girdiğini, dava konusu taşınmazın muris …..tarafından …..

köylü birinden 1979 yılında satın aldığını, bu taşınmazın 250/860 hissesinin yani 250 m²`sinin ……..isimli bir kişiye satıldığını, ihtiyacı olduğu için satıldığını, müvekkilinin 1979 yılı Haziran ayında satın aldığı tapusu üzerinde olan Deregüme Köyü 18 pafta 1075 numaralı parselin (286/6100 hisse) 260 m²`sinin maliki olduğunu,  bu taşınmazı, muris babasının ticaret yapmak amacıyla halı satın aldığı ……………….isimli kişiye olan halı borcunu ödeyememesi nedeniyle borca karşılık 19/06/1983 yılında satıldığını, bu borçlunun sıkıntılı durum üzerine murisin müvekkili oğluna borcuna karşılık dava konusu edilen daha önce 250 m² hissesini başkasına sattığı taşınmazın geri kalan hissesini sattığını, borcunu ödediğini, 610 m²`lik bu taşınmazın yarısına yakınının şu anda yolda kaldığını ve hisseli taşınmaz durumunda olduğunu, bu satışların yapıldığı tarihlerde taşınmazların bulunduğu tapu kayıtlarının imar dışı, tarla durumunda olduğunu, düşük değerli taşınmazlar olduğunu, izah edilen hususun hala sağ olan halı alacaklısının tanıklığı ile diğer tanıklar vasıtasıyla ispat edileceğini, davacı tarafça yapılan iddianın aksine murisin o tarihte taşınmaz satmasını gerektirir borç sıkıntısı olduğunu, müvekkilinin hisseli taşınmazının verildiğini, tapudaki işlemin gerçek olduğunu, iptale veya tenkise tabi bir devir yapılmadığını, mal kaçırma, mirastan mahrum bırakma amacının olmadığını, murisin o tarihte Bursa`da olan taşınmazı davacı ……… tarafından vekalet alınarak eşi ……………üzerine karşılıksız olarak kaçırıldığını, murisin memleketi olan Araklı`da üzerinde ev olan 5 dönümden fazla iki adet taşınmazının fındık bahçesi olduğunu, halen üzerinde durduğunu, davacı tarafın muvazaa olmazsa, tenkis talebinde bulunmakla taşınmazın hissesini bedelsiz olarak verilmediğini zımnen kabul ettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 2. cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin liseden sonra babası ile çalışmaya başladığını, iki yıllık okulu da Isparta`da 1978 yılında bitirdiğini, diploma fotokopisinin de ekte sunulduğunu, Isparta`da okuduğu için yaz döneminde tatillerde ve istediği zaman okula gitmeyerek liseden sonra çalışmasına engel bir durum olmadığını, meslek yüksek okulundan mezuniyet yaşının da 19 olup davacı tarafın belirttiği gibi 21 yaş olmadığını, kendilerinin de kabul ettiği üzere bu dönemde çalıştığını, davacı tarafın cevabının 4. bendinde belirttiği "davalı tarafın hem 1979 yılında, hem 1983 yılında olmak üzere iki taşınmaz aldığı, genç yaşında bu denli taşınmaz almasının inandırıcı olmadığını, beyanının galiba hataen söylendiğini, çünkü müvekkilinin kendi çalışması ile sadece 1075 parseldeki hisseyi aldığını, bu hisseli taşınmazı babasının borcu karşılığı alacaklı halıcıya 19/06/1983 tarihinde verilince muris babasının oğlunun taşınmazı gidince davalı oğluna borcuna karşılık dava konusu dava konusu taşınmaz hissesini bundan 4 ay sonra 17/10/1983 tarihinde verdiğini, bedeli karşılığı verildiğini, yani müvekkilinin davacı tarafça belirtilen tarihlerde iki taşınmaz almadığını, tek taşınmaz aldığını, davacı tarafın bu cevap bendinde sadece dava konusu taşınmazın tüm kardeşlerin katkısı ile alındığını söylemekte, kabul etmekte olduğunu, doğru olmadığını, öyle olsaydı iddia edilen kişilerin kendi üzerilerine alacaklarını farazanın doğru olarak kabul edilse bile müvekkilinin kendi aldığı 1075 parseldeki hissesi ile ilgili (babasının borcuna karşılık halıcı …………`a verilen) ihtilaf olmadığının tartışmasız olduğunu, katkılı alındığını iddia ettikleri dava konusu taşınmazın müvekkili kardeşlerinin alacak hakkına karşılık verilmesine halel gelmeyeceğini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Isparta Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 29/06/2018 tarih ve 2015/82 Esas, 2018/196 Karar sayılı kararında; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili 09/10/2018 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile;

1-Mahkeme kararının 1976-1983`lü yıllarda Türkiye şartlarında gençlerin şimdiki gibi çalışmadığı, okul sürecinin uzun sürdüğü yanlış düşünce ve kanaatine göre karar verdiğini, bu kararın toplanmış olan delillere de aykırı olduğunu, müvekkilinin dosyaya ibraz edilmiş liseden sonra okuduğu teknik meslek yüksekokulu inşaat bölümünün mezuniyet diplomasından görüleceği üzere 1959 doğumlu olduğunu, liseyi bitirdikten sonra 30/12/1976 tarihinde 17 yaşında reşit olmadan yüksek okula girdiğini ve 19 yaşında 25/11/1978 tarihinde inşaatçı teknik eleman olarak mezun olduğunu, dosyada dinlenen tanıklarının da belirttiği üzere inşaat ustası olan muris babasının yanında çocukluktan beri yaz tatillerinde, hafta tatillerinde okuldan boş olduğu zamanlarda çalıştığını, iki yıllık üniversiteyi 25/11/1978 tarihinde bitirdiğini, imar dışı Deregüme Köyü tapusuna kayıtlı 6100 m²`lik tarla vasıflı 1075 parseldeki bağım 286 m²`lik kısmını 18/06/1979 tarihinde hisse olarak satın aldığını, yani müvekkilinin öncesi sayılmasa bile en azından 1976 yılından beri inşaat ustası olan babası ile inşaatlarda çalıştığını ve para kazandığını, satın aldığı 286 m²`lik hisseli tapunun ise takdir edileceği üzere imar dışı köy arazisinde hisseli değer olarak düşük olan müvekkilinin 3-4 yıllık süre içinde kısmen çalışsa bile çalışarak kazancı ile alabileceği değerde bir taşınmaz olduğunu, Mahkemece dava konusu olmayan bu hisse değeri ile ilgili bir inceleme de yapılmadığını,  davacıların müvekkiline ait bu hisse ile ilgili bir beyanlarının da taleplerinin de olmadığını,

2-Dinlenen tanıklardan ……………81 yaşında bir kişi olarak verdiği ifadesinde murisin de ticari olarak toplu halı sattığından dolayı alacağı olduğunu alamadığını, bunun üzerine …………..`a ait arsa hissesini verdiklerini belirttiğini, dinlenen davalı tanıklarının yeminli olarak müvekkilinin 1977 yıllarından beri babası ile birlikte 1983 yılına kadar inşaatlarda çalıştığını söylediklerini, tüm bu çalışmalarına karşı müvekkilinin düşük değerli imar dışı köy tapusunda kayıtlı bir taşınmaz hissesini alamayacağı, babasının ödeyemediği halı borcu karşılığı oturdukları hisseli bir tapudaki gecekondunun tehlikeye düşmemesi, haciz edilmemesi, satılmaması için 1075 parseldeki hissesini vermesinden daha tabi bir şey olamayacağını, hayatın olağan akışının anne ve babası ile birlikte yaşamakta olan evladın hisseli tarla parçasını vermekten alıkoyması gerekmediğini,

3-Mahkeme kararının 4. sayfa sondan 3. paragrafında belirtilen gerekçesindeki gibi müvekkilinin kendine ait hissesini satıp babasının halı borcunu ödemediğini, babasının bu borcuna karşılık taşınmaz hissesini doğrudan alacaklıya verdiğini, davacı tarafların cevaba cevap dilekçesinde belirttikleri gibi müvekkilinin iki taşınmaz almadığını, babasının borcuna karşılık verdiği hissesine karşılık 2 yıl sonrasına 1983 yılına kadar yanında beraber çalıştığı babası, oğlu müvekkiline olan borcunu dava konusu taşınmaz hissesini vererek ödediğini, gerçek ve hakkaniyetli vicdani bir ödemenin satış olduğunu,

4-Davacı tarafın dinlenen tanıklarından sadece …………..`ın aleyhe ifade verdiğini, bu tanıktan davacılardan 3 kişinin babası olduğunu, doğrudan menfaatlenmekte olduğunu, gerçeği söylemediğinin de ifadesinden ve belgelerden anlaşılmakta olduğunu, tanığın murisin işlerinin kötüye gittiğini, Ispartalı bir tüccardan satmak için aldığı haklı bedellerini ödeyemediğini, icralık olduğunu kabullenmekte olduğunu, murisin halı borcunu ……….. isimli kişiden aldığı para ve kendi eşinden aldığı 5 bilezik ile kapattığını söylediğini…………`e olan borcunu da dava konusu taşınmaz hissesini vererek kapattığını söylediğini, halbuki görüleceği üzere ……..`in muristen 1977 yılında dava konusu arsa hissesinden aldığını, müvekkilinin ise 1075 parseldeki 286 m² hissesini 1979 yılında 3. kişilerden satın aldığını, tanığın halı alacaklısı ……….`un ise 1981 yılında müvekkilinin hissesini alacağına karşılık aldığını, bu sebeple davacıların babası tanık ………`ın muris …….`in halı borcunu ………..`den aldığı borçla ödediğini sonra ona dava konusu taşınmazın bir kısım hissesini verdiğine dair beyanının doğru olmadığını, ……………`in dosyada mevcut tapu kaydından görüleceği üzere tapu hissesini muristen 1977 yılında aldığını, yani halı borcunu ödenmeden alındığını, alacaklı ………..`un alacağına karşılık müvekkilinin hissesini aldığını söylediğini,

5-Müvekkilinin fen memurluğu görevine başladığı 1983 yılı sonuna kadar 1976 yılından beri inşaat işlerinde çalıştığını, Mahkemece yok sayıldığını, Mahkemenin bugünün şartlarına göre düşünerek müvekkilinin çalışamayacağını, para kazanamayacağını, ihtilaf konusu olmayan kendi 1075 parseldeki 286 m² imar dışı tarla hissesini alamayacağını kabul ettiğini,

6-Dosya münderecatından ve delillerden görüleceği üzere dava konusu taşınmaz hissesinin müvekkiline murisin borcuna karşılık verilmesi, satılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, uygun seyrettiğini, 35 yıl önce gerçekleştiğini, murisin dosyaya getirilmiş olan başka taşınmazlarının olduğunun görüldüğünü,

7-Murisin Bursa`daki taşınmazın davacı ………..`a vermiş olduğu vekaletname ile gelini ………..`nin eşi Şöhret`e üç katlı ev olarak devrettiğinin göründüğünü beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil terditli olarak tenkis isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; 1932 doğumlu muris ………….’ın 17.10.2014 tarihinde vefatı ile geriye eşi ………., müşterek çocukları davacılar ……., ………, kendisinden önce 2011 de ölen kızı ……. çocukları ………., …….., ……….; davalı oğlu ………. ile dava dışı çocukları …….. ile ……….’yi mirasçı olarak bıraktığı;

Murisin, inşaat kalfası olarak çalıştığı ve davaya konu taşınmazdaki evinde eşi ile birlikte oturduğu, dava konusu taşınmazı dışında Bursa İlinde tarla niteliğinde 155/3899 hissesine sahip olduğu taşınmazını dava konusu taşınmazın devir tarihinden sonra 14.04.1988 de davacı ……. eşi …….’e 1 milyon lira bedelle satış suretiyle devrettiği, bunun dışında Trabzon İli, Araklı İlçesi, Ortaköy köyünde 15.12.2006 tarihinde tespit sonucu maliki olduğu iki parça taşınmazının 13.02.2016 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği;

01.01.1959 doğumlu davalının 30.12.1976 tarihinde meslek yüksek okulu inşaat bölümünde öğrenime başlayarak 25.11.1978 tarihinde mezun olduğu, 01.09.1982 tarihinde memur olarak göreve başladığı;

Dava konusu 860 m² yüzölçümünde ve tarla niteliğindeki 1054 parsel sayılı taşınmaza murisin, 05.06.1974 tarihinde satış suretiyle malik olduğu, 250/810 hissesini 27.01.1977 tarihinde 15 bin lira bedelle dava dışı ………….’e bakiye 610/860 hissesini de 17.10.1983 tarihinde 640 bin lira bedelle davalıya satış suretiyle devrettiği;

Davalının aynı köyde 6100 m² yüzölçümünde ve bağ niteliğindeki dava dışı 1074 parsel sayılı taşınmazın 286/6100 hissesini 18.06.1979 tarihinde 3 bin lira bedelle satış yolu ile malik olduktan sonra 19.06.1981 tarihinde davalı tanığı ………….’a 10 bin lira bedelle satış suretiyle devrettiği görülmüştür.

Davalı tarafça murisin, toptan halı aldığı tanık ……….’a olan borcunu ödeyebilmek için kendi taşınmaz hissesini ona devretmesi ile murisin kendisine borçlanmasına karşılık dava konusu taşınmaz hissesini devrettiği savunulmuş ise de; tanıkları ………………………’ın beyanlarının soyut ve ileri sürülen savunmayı destekler nitelikte olmadığı; tanık …………., murisin borcuna karşılık davalının taşınmazının kendisine devredildiğini beyan etmiş ise de, dava konusu taşınmazın devrine ilişkin bilgisinin bulunmadığı da dikkate alındığında ileri sürülen savunma, tanık anlatımları ile sübut bulmadığı gibi davalının devir tarihinden bugüne değin çok uzun sürede dava konusu taşınmazda bir tasarrufunun olmadığı, davalı taşınmazının devir tarihi ile dava konusu taşınmazın devir tarihi arasındaki 2 yılı aşkın zaman aralığı da gözetildiğinde o dönemde maliki olduğu Bursa ilindeki taşınmaz hissesini satarak mevcut olduğu savunulan borcunu ödeyebilecek iken, eşi ile birlikte oturduğu aile konutunun bulunduğu taşınmaz hissesini davalıya devretmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması; davalının, yaşı ve öğrenim durumu dikkate alındığında inşaat işinde yanında çalıştığı babası murise, borç verecek, taşınmaz alım ve satım yapacak ekonomik güce sahip olmaması nedenleriyle murisin, davaya konu taşınmazı davalıya karşılıksız olarak temlik ettiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından davanın kabulüne dair ilk derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/06/2018 tarih 2015/82 Esas 2018/196 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK`nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.959,45 TL.`si istinaf harcından peşin alınan 1.489,90 TL.`si harcın mahsubu ile bakiye 4.469,55 TL.`sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşma açılmadan sonuçlandırıldığından taraflar leh ve aleyhine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,

5-Kararın yerel Mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 09/05/2019