Buradasınız : Anasayfa > Faydalı Bilgiler > 5941 Sayılı Çek Kanunu

5941 Sayılı Çek Kanunu

5941 Sayılı Çek Kanunu

                 5941 SAYILI ÇEK KANUNU:
  Çekle ilgili konular kamuoyunda her zaman en çok tartışılan hususlardan olmuş, uygulamada yaşanan sorunlar ve güçlükler yasa koyucuyu sık sık kanuni düzenlemeler yapmaya zorlamıştır.   19.03.1985 tarihli 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun mevzuatımızdaki ilk müstakil çek kanunudur.   3167 sayılı kanun 1993, 1998 ve 2003 yıllarında üç kez değişikliğe uğramıştır.  2003 yılında 4814 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sistem değiştirici nitelikte köklü değişikliklerdir. Kanunun on yedi maddesi yeniden yazılmış, örneğin karşılıksız çek keşidesinde hapis cezası yerine çek bedeli tutarında ağır para cezası öngörülmüştür.     18.02.2009 tarihli 5838 Sayılı Kanunun 18. maddesi ile 3167 sayılı yasaya eklenen geçici 2. madde ile “31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmü getirilmiştir. Bunun sonucu ileri vadeli çekin düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksız çıkması halinin geçici bir süre için suç olmaktan çıkarılmasıdır.   Daha sonra uygulamada yaşanan sorunlar, öngörülen ceza hükümlerinin karşılıksız çeki önleyememesi, kayıt dışı ekonominin kayıt içine alınması, özellikle hamiline çekin kara para ve terörün finansmanında kullanılmasının önlenmesi, bu kapsamda bankaların sorumluluklarının ağırlaştırılması, çek hesabı açtıran kişinin tacir olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dil ve terim birliğinin sağlanması, yaygın olarak kullanılan vadeli çekin, üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibrazı halinin kalıcı olarak suç olmaktan çıkarılması gibi düşüncelerle 5941 sayılı kanun çıkarılmış ve 3167 sayılı Kanun ilga edilmiştir.   5941 SAYILI ÇEK KANUNUNUN GETİRDİKLERİ:   1. 5941 Sayılı Kanun, Tacir ile tacir olmayan kişinin çekini ayırmış, bu kapsamda bankalara araştırma ve bildirim yükümlülükleri getirmiş, tacirin ticari işletmesiyle ilgili iş ve işlemlerinde, tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörmüştür.   2.Hamiline çekin vergi denetimine yönelik güçlükler çıkardığı kayır dışı ekonominin işlemesine katkı sağladığı gerekçesiyle, hamiline çekle ilgili düzenlemeler getirmiştir. Bu kapsamda,        -Hamiline yazılı çeklerin renklerinin ve boyutlarının diğer çeklerden farklı olmasını ve hamiline çek yaprağı üzerine yazılı ‘’hamiline ‘’ ibaresinin matbu olarak basılmasını öngörmüştür.
       -Hamiline çeklerin ayrı bir çek hesabıyla çalışması kuralını getirmiş, bankalara  hamiline çek hesabı hareketlerinin dönemsel olarak Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesi yükümlülüğünü yüklemiştir.          -Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişi hakkında bu aykırılığı içeren her bir çekle ilgili olarak bir yıla kadar hapis cezası öngörmüştür.     3.Bankaların sorumluluklarının ağırlaştırılması kapsamında çeşitli bildirim yükümlülükleri getirilmiştir. Bunlar, çekin karşılıksız çıkması, hamiline hesap açılması, hamiline çekin kendi özel yaprağında düzenlenmemesi, tüzel kişilerin işlemlerinin bir gerçek kişinin çek hesabı üzerinden yürütülmesi gibi haller söz konusu olmaktadır.                                                            4. Yeni kanunda da şikayete bağlı bir karşılıksız çek suçu düzenlemiştir. Suçun karşılığı çek bedelinin karşılıksız kalan kısmından az olmayacak adli para cezasıdır. İleri tarihli çekin üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibrazı halinde karşılıksız çek suçu oluşmaz. Bununla birlikte hamilin bu durumdaki çeki icra takibine konu etmesine bir engel bulunmamaktadır. Ancak uygulamada, ceza yaptırımından yoksun kalacağını düşünen hamillerin ileri tarihli çeki üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibraz etmedikleri gözlenmektedir.     Avukat Hüseyin Demirbaş - Demirbaş Hukuk Bürosu - Bursa