Buradasınız : Anasayfa > Vergi ve Sosyal Güvenlik Davaları > Anonim Şirket SGK Borçlarının Yönetim Yönetim Kurulu Üyelerinden Talep Edilebilme Koşulları

Anonim Şirket SGK Borçlarının Yönetim Yönetim Kurulu Üyelerinden Talep Edilebilme Koşulları

Amme alacaklarının tahsili maksadıyla tüzel kişiliğin yöneticilerine başvurulabilmesi için 'yönetme, kanuni temsilci sıfatına haiz olma' şartının gerekmektedir. 506 sayılı yasanın 80.maddesinde belirtilen sorumluluk şartlarından biri de yönetim organı üyesinin 'kanuni temsilci' sıfatını taşımasıdır. Kanuni temsilci sıfatı taşımayan, şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan yönetim kurulu üyesinin borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir. İş Mahkemesinin bu doğrultudaki yeni bir kararı Yargıtay onama kararı ile birlikte aşağıda sunulmaktadır.

Demirbaş Hukuk Bürosu Avukat Hüseyin Demirbaş  

 

 

          T.C.

        BURSA

6. İŞ MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

 

ESAS NO : 2014/84 Esas

KARAR NO : 2014/681


HAKİM : ........................

KATİP : ........................


DAVACI : ...................... Nilüfer/ BURSA

VEKİLİ : Av. HÜSEYİN DEMİRBAŞ - Demirtaşpaşa Mah. Ankara Yolu Cad. No:36 Tüze İş Merkezi Kat:10/34-35 Osmangazi/ BURSA

DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI - Fevzi Çakmak Cad No:45/2 Osmangazi/ BURSA

VEKİLİ : ............................................Osmangazi/ BURSA


 

DAVA : Menfi Tespit (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 18/02/2014

KARAR TARİHİ : 05/11/2014

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili mahkememize verdiği 18/02/2014 dava dilekçesi ile davalı kurum tarafından müvekkiline ................Tİc. San, A.Ş/nİn 2006 Haziran 2007 Eylül dönemine ait prim borçlan nedeniyle ödeme emri gönderildiğini, öncelikle söz konusu prim borçlarının zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkilinin söz konusu şirkette yönetim kurulu üyesi olduğunu, ancak herhangi bir yetki veya temsil görevinin olmadığını, müvekkilinin sadece yönetim kurulu üyesi olduğunu beyanla, müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf adına usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalı taraf cevap ve beyanlarında; Davalı kurum vekili, öncelikle davanın 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, 1098513 işyeri sicil numarada işlem gören .................San. Tic. A.Ş. adına ödenmeyen prim borçları nedeniyle 5510 sayılı yasanın 88.maddesine göre üst düzey yönetici ve kanuni temsilcilerin tüzel kişilerin borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduklarını, davacının şirket yöneüm kurulu Üyesi olduğunu, bu nedenle davacıya ödeme emri gönderildiğini, davacının söz konusu döneme ait prim borçlarından sorumlu olduğunu beyanla, davanın reddine ve % 10 haksız itiraz tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Taraf vekilleri delillerini dosyaya sunmuş, 2007/035051 sayılı icra takip dosyası örneği celp ve ibraz olunmuştur.

Davacının alacağının bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesi açısından rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi Av. ...............`a usulen tevdii olunmuş, dosyaya sunulan 15/07/2014 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Dava dilekçesi içeriği, davacı vekili ve davalı vekilinin beyanları, celp ve ibraz olunan belgeler, 15/07/2014 tarihli bilirkişi Av. ................’ın raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava ödeme emrinin iptali davası olup, 6183 sayılı yasanın 58.maddesi gereğince davanın 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının tespiti gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen incelenmesi gerekmektedir. Kurum tarafından gönderilmiş takip dosyasının incelenmesi sonucunda, ödeme emrinin davacıya 12/02/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davanın da 18/02/2014 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmakta olup, davanın süresi içinde açıldığı sonucuna varılmıştır.

Davaya konu, 2007/35051 Takip sayılı dosyadan düzenlenmiş ödeme emrinin dayanağı prim alacaklarının 2006/8-2007/8.dönemlere ait olduğu görülmekte olup, 01/10/2008 tarihinde 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, 506 sayılı yasaya göre değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

506 sayılı yasanın 80.maddesİnde belirtilen sorumluluk şartlarından, biri de kanuni temsilci sıfatının olup, olmadığıdır. Amme alacaklarının tahsili noktasında tüzel kişiliğin yöneticilerine başvurulabilmesi için 'yönetme, kanuni temsilci sıfatına haiz olma' şartı gerekmektedir.

Davaya konu kurum alacağının vade ve tahakkuk dönemlerinde, sadece yönetim kurulu üyesi olan, temsil ve ilzam yetkisi olmayan davacının davaya konu amme alacağından sorumlu tutulmayacağı, bu itibarla davalı kurumun 2007/35051 sayılı dosyasından davacı aleyhine düzenlenmiş 06/02/2014 tarih, 2117184 sayılı ödeme emrinin iptaline, bu bağlamda alınan 15/07/2014 tarihli bilirkişi raporunun mevcut delil durumuna göre dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın KABULÜ İLE, davalı Kurumun 2007/35051 sayılı dosyasından davacı aleyhine düzenlenmiş 06/02/2014 gün, 2117184 sayılı ödeme emrinin İPTALİNE,

Davalı kurum harçtan muaf olduğundan davacı tarafından peşin yatırılan 2.017,65 ¨ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00 ¨ ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından yapılan 292,85 ¨ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacı ve davalı tarafından yargılamanın başında mahkeme veznesine depo edilen ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı 8 gün içerisinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2014


 


 

Katip ............. Hakim ..............

 


 

T.C.

YARGITAY

10.Hukuk Dairesi


Esas Karar

2015/2222 2016/9767


Y A R G I T A Y İ L Â M I

 

Mahkemesi : Bursa 6. İş Mahkemesi

Tarihi : 05.11.2014

No : 2014/84-2014/681

Davacı : ........................ adına Av. Hüseyin Demirbaş

Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ................

 

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ..........tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.


 

Başkan      V.             Üye             Üye             Üye             Üye