Buradasınız : Anasayfa > Boşanma Davaları > Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi  

Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye`de Tenfizi ve Tanınması

 

Tenfiz:

Yabancı ülke mahkemelerince verilmiş hukuk davalarına ilişkin kararların Türkiye’de icra olunabilmesi,Türk mahkemelerince tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.


Örneğin; bir Türk`ün Alman mahkemelerinden almış olduğu boşanma kararının Türkiye’de de uygulanabilmesi, mesela boşanma kararının Türk nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için bu kararın tenfiz edilmesi veya tanınması gerekmektedir.


 

Ceza mahkemelerinden verilen kararların kişisel haklarla ilgili bölümleri de tenfize konu olabilir.


 

Tenfiz davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri’dir. Aile hukuku alanına giren yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde ise görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir.


 

Tanıma ve Tenfiz davalarında yetki düzenine ilişkin olmadığından karşı taraf yetki itirazında bulunmayacak ise Türkiye’de her hangi bir yer mahkemesi bu davalara bakmaya yetkilidir.

 

Tenfiz davasında kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının aslı ile birlikte onaylı tercümesinin de dosyaya sunulması gerekmektedir.


 

Tenfiz dava dilekçesine,yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile birlikte ilamının kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi eklenmelidir.


 

Yetkili Türk Mahkemesinin tenfiz kararı verebilmesi şartları 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun`un 54. maddesinde aşağıdaki şekilde sayılmıştır.


 

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması.
b) İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.


 

Tanıma:

Yabancı mahkeme kararının, Türkiye’de kesin delil,kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Mahkemenin yaptığı bu tespite yabancı mahkeme kararının tanınması denilmektedir. Tanıma şartları büyük ölçüde tenfiz şarları ile aynıdır. Ancak Tanımada mütekabiliyet şartı aranmaz. Türkiye`de infazı/icrası talep olunmayacak bir kararsa tanıma yoluna da gidilebilir. Ancak uygulamada daha kapsamlı bir yol olan tenfizin tercih edildiği görülmektedir.