Buradasınız : Anasayfa > İcra İflas Davaları > İflasın Ertelenmesi Davası

İflasın Ertelenmesi Davası

Yargitay Ondokuzuncu Hukuk Dairesi E. : 2005/2807 K. : 2005/4480 T. : 21.04.2005 • Grup Sirketleri Tarafindan Birlikte Acilan İflasin Ertelenmesi Davasi • Hasimsiz Acilan Dava • İhtiyari Dava Arkadasligi • Davalarin Birlestirilmesi • Borca Batik Olma Durumu • Borca Batiklik Bildirimi • Her Sirketten Ayri İyilestirme Projesi Alinmasi • İflasin Ertelenmesi Talebinin İlani • Erteleme Sartlarinin Olusup Olusmadiginin Arastirilmasi OZET: Dava ayni gruba dahil sirketler tarafindan hasimsiz olarak acilan iflasin ertelenmesi istemine iliskindir. Birden fazla kisi tarafindan acilan ve birden fazla kisi hakkinda acilan, benzer olaylara ve hukuki sebeplere dayanan davalardan biri hakkinda verilecek hukmun digerini etkileyecek nitelikte bulunmasi halinde davalarin birlestirilebilecegi kabul edilmistir. Bu durum usul ekonomisine de uygundur. İflasin ertelenmesi talebinde bulunan birden fazla sermaye sirketinin talebi ayri ayri degerlendirileceginden ve erteleme kosullarinin talepte bulunan her sirketin kendi mali yapisi icinde gerceklesip gerceklesmedigi aranacagindan dava birlestirilebilir. İflasin ertelenebilmesi icin sirketin borca batik durumda olmasi, mali durumunun iyilestirilmesi olanaginin bulunmasi ve fevkalade sureden faydalanmamis olmasi gerekir. Bu sartlar, erteleme talebinde bulunan her sirketin kendi mali yapisi icinde gerceklesmelidir. Erteleme talebi, borca batiklik bildirimi anlamindadir. İflasin ertelenmesi talebinde bulunan birden fazla sermaye sirketinin talebi ayri ayri degerlendirilir ve erteleme sartlarinin, talepte bulunan her sirketin kendi mali yapisi icinde gerceklesip gerceklesmedigi incelenir. Sirket borclarinin muvazaali olarak aktiften fazla olmasi sonucunu doguracak kotuniyetli davranislari engellemek ve sirketin borca batik durumda bulunmadigini, iyilestirme projesinin yeterli olmadigini, alacaklilara ispatlama olanagi vermek amaciyla mahkemece, iflasin ertelenmesi talebi İcra İflas Kanununda ongorulen usulle ilan edilmeli, ilan uzerine borca batiklik durumu ve iyilestirme projesine itiraz eden alacaklilarin itirazlari degerlendirilmeli, erteleme sartlarinin olusup olusmadigi arastirilmalidir. Deri tabaklama ve deriden mamul konfeksiyon uretimi ve pazarlamasi yapan ve uretiminin tamamini yurtdisina ihrac eden davaci sirketlerin, yurtdisindaki pazarda meydana gelen ekonomik kriz sebebiyle mali durumlarinin bozuldugunu, tasinmazlarini borclarina karsilik bankalara devrettiklerini, aktiflerin borclarini karsilamadigini, ancak iyilestirme projesi cercevesinde mali yapilarini duzeltebileceklerini ileri surerek iflasin ertelenmesine karar verilmesini talep ettikleri davada, mahkemece, erteleme talebinde bulunan Anonim Sirket ve Limited Sirketten ayri ayri iyilestirme projesi istenerek erteleme talebinin her sirketin kendi sahsinda mumkun olup olmadigi tespit edilerek bir karar verilmelidir. (1086 s. m. 43, 45/3, 6762 s. m. 324/2, 2004 s. m. 166/2, 179) TAM METİN: Davacilar tarafindan hasimsiz olarak acilan iflasin ertelenmesi davasinin yapilan yargilamasi sonunda ilamda yazili nedenlerden dolayi davanin kabulune yonelik olarak verilen hukmun suresi icinde alacakli Y... K... Bankasi vekilince temyiz edilmesi uzerine dosya incelendi, geregi konusulup dusunuldu: Davacilar vekili, deri tabaklama ve deriden mamul konfeksiyon uretimi ve pazarlamasi yapan muvekkili sirketlerin uretiminin tamamini Avrupa'nin onde gelen moda firmalarina ihrac ettigini, 1998 yilinda deri sektoru acisindan en buyuk pazar olan Rusya'da meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle muvekkillerinin mali durumunun bozulmaya basladigini, 1998'den 2002 yilina kadar cesitli tasinmazlarini borclarina karsilik bankalara devrettigini, 2004 yilinda Rusya ile Turkiye arasindaki kargolarin kapatilmasi, paritenin negatif etkisi gibi sektorel sebepler ve yeterli temin edilememesi nedeniyle mali durumun bozuldugunu, aktiflerin borclari karsilayamaz duruma dustugunu, iyilestirme projesi cercevesinde mali yapilarini duzeltilebilecegini, ihtiyac fazlasi haline gelen bazi deri isleme makinelerinin satilip isletme sermayesine ilave edilecegini, alacaklilarla uzun vadeli tasfiye protokolleri yapilma imkani dogacagini, iki adet tasinmazin teminat olarak gosterilip ham deri alinacagini, cunku bir deri firmasi ile ortaklik gorusmelerinin devam ettigini, ayrica maliyeti azaltici bazi tedbirlerin alinacagini, satislarin artirilmasi icin ic ve dis fuarlara katilinacagini, deri konfeksiyon isine yeniden baslanacagini, iyilestirme projesi kapsamindaki proje ve tedbirlerin bir yil sureyle uygulanmasi sonucunda yaklasik 1.553.000 Dolar girdi saglanacagini ileri surerek iflasin ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmistir. Mahkemece davaci sirketlerin borca batik durumda oldugu, iyilestirme projesinin saglam verilere gore hazirlandiginin ve gerceklestirme olanaginin yuksek oldugunun bilirkisi incelemesi sonucu saptandigi gerekcesiyle iflasin bir yil sureyle ertelenmesine, tedbirlerin sirketin musterek borclu ve muteselsil kefilleri hakkinda da gecerli olmasina karar verilmis, hukum, alacakli Y... K... Bankasi A.S. vekilince temyiz edilmistir. Davaci sirketler birlikte iflasin ertelenmesi talebinde bulunmuslar, mahkemece birlikte acilan dava ile iflasin ertelenmesine iliskin talep usule aykiri bulunmayarak birlikte sonuclandirilmistir. Birden fazla kisi tarafindan acilan ve birden fazla kisi hakkinda acilan davalar benzer olaylara ve hukuki sebeplere dayanmasi halinde ihtiyari dava arkadasliginin sozkonusu olup olmadigi yonunden acik bir duzenleme bulunmamaktadir. HUMK'nin 45/3. maddesinde davalarin biri hakkinda verilecek hukmun digerini etkileyecek nitelikte olmasi halinde davalarin birlestirilebilecegi kabul edilmistir. İhtiyari dava arkadasligi davalarin birlestirilmesi yoluyla da mumkun oldugundan (Alengoya Yavuz: Medeni Usul Hukukunda Dava Ortakligi 1965 s. 62), birbiri ile ilgisi olan davalarin benzer sebep kavrami icerisinde degerlendirilerek baglantinin varligi kabul edilmeli ve bu davalar birlikte gorulebilmelidir. Zira, bu durum yargilamayi cabuklastiracagindan, yargilama giderini azaltacagindan ve celiskili kararlarin onune gececeginden usul ekonomisine de uygun dusmektedir. İflasin ertelenmesi talebinde bulunan birden fazla sermaye sirketinin talebi ayri ayri degerlendirileceginden ve erteleme kosullarinin talepte bulunan her sirketin kendi mali yapisi icinde gerceklesip gerceklesmedigi aranacagindan talep HUMK'nin 43. maddesine uygundur. Davaci Sirketler iflasin ertelenmesi talebinde bulunmuslardir. İflasin ertelenebilmesi icin sirketin borca batik durumda olmasi, mali durumunun iyilestirilmesi umidinin bulunmasi ve fevkalade muhletten faydalanmamis olmasi gerekir. Bu sartlar erteleme talebinde bulunan her sirketin kendi mali bunyesinde gerceklesmelidir. Erteleme talebi TTK'nin 324/2. maddesine gore borca batiklik bildirimi anlamindadir. Bu nedenle, mahkeme oncelikle erteleme talep eden sirketin borca batik durumda olup olmadigini tespit etmeli, borca batik durumda ise mali durumunun iyilestirilmesinin mumkun bulunup bulunmadigini incelemelidir. Sirketin borca batik durumda olmasi halinde iflasini ve erteleme talebini duzenleyen İİK'nin 179. maddesi ve TTK'nin 324. maddesinde bu istemin ilanina iliskin bir duzenleme yapilmamistir. İflasin ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan bu sirketlerin menfaatleri goz onune alinarak duzenlenmis ise de, alacaklilarin menfaati de kuskusuz korunmalidir. Sirket borclarinin muvazaali olarak aktiften fazla olmasi sonucunu doguracak kotuniyetli davranislarin onune gecmek ve anonim sirketin borca batik durumda bulunmadigini, iyilestirme projesinin yeterli olmadigini, alacaklilara kanitlama olanagi vermek amaciyla iflasin ertelenmesi talebi İİK'nin 166/2. maddesinde ongorulen usulle ilan edilmeli, ilan uzerine borca batiklik durumu ve iyilestirme projesine itiraz eden alacaklilarin itirazlari degerlendirilip erteleme sartlarinin olusup olusmadigi arastirilarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece aciklanan hususun gozetilmemesi isabetsiz oldugu, erteleme talebinde bulunan Anonim Sirket ve Limited Sirketten ayri ayri iyilestirme projesi istenerek erteleme talebinin her sirketin kendi sahsinda mumkun olup olmadiginin tespiti gerekirken, bu yon uzerinde durulmamasi usul ve yasaya aykiri bulundugu gibi, tedbirlerin kefiller hakkinda uygulanmasina karar verilmesi de yerinde gorulmemistir. SONUC: Yukarida aciklanan nedenlerle hukmun BOZULMASİNA, pesin harcin istek halinde iadesine, 21.4.2005 gununde oycokluguyla karar verildi. KARSİ OY YAZİSİ Dava, iflasin ertelenmesine iliskindir. Yerel mahkeme kararinin oncelikle asagida belirttigim gerekce ile bozulmasi gerektigi gorusunde oldugumdan sayin cogunlugun bu yondeki temyiz talebinin reddine iliskin goruslerine katilamiyorum. Soyle ki; Mahkemece davaci sirketlerin grup sirketler oldugu, bu nedenle birlikte dava acabilecekleri kabul edilmis, sayin cogunlukca 'İHTİYARİ' dava arkadasligi bulundugu kabul edilip HUMK'nin 45/3. maddesinde davalarin biri hakkinda verilecek hukmun digerini etkileyecek nitelikte olmasi halinde davalarin birlestirilecegi esas alinmistir. HUMK'nin 45. maddesi davalarin birlestirilmesi ile ilgili olup somut olayda ayri acilan davalarin, birlestirilmesi gibi bir durum sozkonusu degildir. Sorun, iflasin ertelenmesi davasinin ayri tuzel kisiligi bulunan, alacaklilari, borclulari farkli olan sirketlerin sadece ayni gruba dahil olmalari nedeniyle birlikte iflasin ertelenmesi davasi acilip acilamayacagi noktasinda toplanmaktadir. Burada HUMK'nin 43. maddesinin bu davada uygulama yeri olup olmadiginin irdelenmesi gerekmektedir. Anilan maddeye gore, birden cok kimseler ancak iki halde birlikte dava acabilirler. Bu haller sunlardir: a) Davacilarin dava konusu hak veya borc bakimindan istirak halinde bulunmalari veya ortak bir islemle (yani muteselsilen, BK. m. 141- 148) hak kazanmalari ya da borc altina girmeleri; b) Davanin her biri hakkinda ayni sebepten dogmasi. Somut olayda, iflasin ertelenmesini isteyen sirketler ayri tuzel kisiligi bulunan, alacaklilari, borclulari farkli olan sirketlerdir. Davaci sirketlerden birisi 'A.S.' digeri ise 'LTD. STİ.'dir. Bu sirketlerin ayni gruba dahil sirket olmalari iflasin ertelenmesi davasini birlikte acmalarina gerekce yapilamaz. Sirketler arasinda dava konusu bakimindan bir teselsul bulunmadigi gibi, davanin her biri icin ayni sebepten dogdugu da kabul edilemez. Gercekten de ayni sebep kavrami hem maddi vakialar ve hem de hukuki sebepler bakimindan ele alinmalidir. (Bkz. ULUKAPİ, Omer, Medeni Usul Hukukunda Dava Arkadasligi, Konya 1991, s.129). Davacilarin iflasin ertelenmesi talepleri her bir sirketin mali durumlarinin kotu oldugu ve iyilestirilebilecegi sebebine dayali ise de, mali durumun kotulugu ayri ayri vakialara dayanmaktadir. Ozellikle iflasin ertelenmesi davasinda iyilestirme kosullarinin tespitinde de ayri ayri vakialar gozonune alinacaktir. Her iki davaci sirketten birisi Anonim sirket digeri Limited Sirket seklinde kurulmus olup ayri tuzel kisilikleri haizdirler. Buradan hareketle her iki sirketin de bilancolarinda aktif ve pasif kalemleri ve buna paralel olarak borclari ve borclu olduklari kimseler ile alacaklilari ve alacakli olduklari kimseler farklidir. İflasin ertelenmesi davasi niteligi, mahiyeti itibariyle ayni gruba dahil olsalar dahi ayri tuzel kisiligi bulunan, ayri organlari olan her bir davaci sirket icin ayri ayri dava konusu yapilmalidir. Davanin reddi halinde talepte bulunan sirketlerin iflasina karar verileceginden davanin her bir davaci sirket yonunden ayrilarak gorulmesi ve sonuclandirilmasi gerekir. Nitekim, Yuksek Yargitay; a) Bir isyerinde calisan iscilerin, o isyerinin sahibi (ayni isveren) ile yapmis olduklari ayni icerikteki hizmet sozlesmelerinden dogan uyusmazliklar icin birlikte dava acamayacaklarina karar vermistir. (HGK 18.4.1956 T/36-29; HGK 11.12.1951 4/177-135; HGK 3.10.1957 83/79 ve TD 11.3.1955 1366/1857). b) Bir sigorta sirketinin degisik kisilerden sigorta pey akcesi alip sigorta sozlesmesini yapmasi halinde bu kisilerin (pey akcesi verenlerin) verdikleri parayi geri alabilmek icin sigorta sirketine karsi birlikte dava acamayacaklarina karar verilmistir. (TD 20.4.1961 1166/1278) Anilan HGK ve Daire kararlarindan da anlasilacagi uzere, davacilarimizin ayni grup icerisinde olmalari, birlikte iflasin ertelenmesi davasi acmalarina imkan vermez. Nitekim, Prof. Dr. Baki KURU da Hukuk Muhakemeleri Usulu Cilt 3, Sh. 3351'de 'HUMK'nin 43. maddesindeki sartlar bulunsa bile birden fazla borcluya karsi birlikte iflas davasi (İİK m. 156 vd) acilamayacagi' kanisinda oldugunu bildirmistir. Bu durum dahi ayri borclulara karsi birlikte iflas davasi acilamayacagini gosterdigi gibi birden fazla borclunun da birlikte hasimsiz olarak iflasin ertelenmesi davasi acilamayacaginin gostergesidir. Cunku, iflasin ertelenmesi davasinin reddi halinde davacilarin iflaslarina karar verilmesi yasa geregidir. O halde, farkli tuzel kisilige sahip davacilarin birlikte ayni davada iflasin ertelenmesi davasi acmalarinin mumkun oldugunun kabulu olanaksizdir. Ote yandan; İİK'nin 179. maddesine gore '.....sirket veya kooperatifin mali durumunun iyilestirilmesinin mumkun olduguna dair bir iyilestirme projesini mahkemeye sunarak iflasin ertelenmesini isteyebilir'. Madde metninin lafzi yorumundan da iflasin ertelenmesi talebinin ancak bir sirket veya kooperatif icin ileri surulebilecegi aciktir. Kanun koyucu, 'sirketler' veya 'kooperatifler' dememis, aksine 'SİRKET' veya 'KOOPERATİF' demek suretiyle davacinin cogul degil tekil olacagini gostermistir. Bunun aksinin kabulu anilan yasa hukmune aykirilik teskil eder. Davalarin en ekonomik sekilde surdurulup sonuclandirilmasi, gerek Anayasanin ve gerek HUMK'nin emredici hukumleridir. Ne var ki, harca tabi davalarda harcin dogru bicimde hesaplanip istek sahibinden alinmasi da sarttir. İki ayri sirketin tek bir davada iflasin ertelenmesini isteyebileceklerinin kabulu, ayri dava konusu yapilmasi halinde ayri ayri yatirmalari gereken harctan da kacinmalarina imkan verecektir. Harclara iliskin duzenlemeler kamu duzeninden sayildigindan basli basina bu husus bile birden cok gercek veya tuzel kisinin ayni davada iflasin ertelenmesini istemelerine engel teskil etmektedir. Ogretide ve uygulamada iflas ve konkordato istemlerine iliskin davalarin munferiden acilmasi gerektigi dusuncesi hakimdir (KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C.İİİ, Ankara 1993, S. 2667). İflasin ertelenmesi davasinda da bu goruslere paralel davranilmalidir. Zira, iflasin ertelenmesi davasinin reddi gerektiginde, bir diger ifadeyle borca batikligin tespit edildigi ve iyilestirme projesinin uygun gorulmedigi hallerde mahkemece sirketin iflasina karar verilecektir. İflasin ertelenmesi davasinin sonuclarindan biri de iflasin acilmasidir. Birden cok borclunun iflasi bir dava icinde istenemeyecegi gibi birden cok borclunun iflasin acilmasi sonucunu doguracak olan iflasin ertelenmesi davasini da birlikte acmalarina imkan bulunmamaktadir. Yukarida acikladigim nedenlerle yerel mahkeme hukmunun oncelikle bu gerekcelerle bozulmasi gerektigi gorusunde oldugumdan sayin cogunlugun bu yonu kabul eden goruslerine katilamiyorum.